Çisil Sohodol: İstifayla sonuçla­nan o görüntü, bugün kriz iletişi­mi programının başlığı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Eminim çoğunuz hatırlıyordur geçen yaz Coldplay’in Bos­ton konserinde dev ekrana yan­sıyan o görüntüyü. Teknoloji şir­keti Astronomer’ın CEO’su Andy Byron ile şirketin İnsan Kaynak­ları Direktörü Kristin Cabot, on binlerce kişinin arasında ‘kiss cam’e yakalanmıştı. Şimdi o görüntünün merkezin­deki isim, Washington’da düzen­lenen PRWeek ‘Crisis Comms Conference’ta konuşmacı olarak sahneye çıkıyor. Oturumun başlı­ğı ‘Taking Back the Narrative’ – Anlatıyı Geri Almak. Katılım be­deli 875 dolar. Bir zamanlar istifayla sonuçla­nan o görüntü, bugün kriz iletişi­mi programının başlığı.

Burada kriz, dışsal bir saldırı­dan ya da beklenmeyen bir ak­saklıktan doğmadı. Kurumun en üst düzeyinde bulunan iki kişi­nin, bilinen sınırları bilerek aş­masıyla ortaya çıktı. Dolayısıyla burada kriz, ‘başı­mıza gelen’ bir durum değil; bi­linçli bir tercihin ürettiği bir so­nuçtur. İşte bu ayrım önemlidir.
O halde şimdi sahnede ne anla­tılacak? “Ben yaptım, siz yapma­yın” mı? “Anlatınızı iyi kurarsanız krizden çıkabilirsiniz” mi? Yoksa “Krizler fırsattır” mı?

Eğer anlatılan şey güçlü bir öz eleştiri ise; eğer “Taşıdığım po­zisyonun gerektirdiği sınırları ihlal ettim”, “Bu tercihin kuruma ve insanlara verdiği zararı yete­rince göremedim” diyen açık bir yüzleşme varsa, o zaman bu ko­nuşma başka bir yere oturur. O zaman mesele yalnızca kriz ileti­şimi değil, sorumluluk ve farkın­dalık olur. Ama eğer odak, krizin kayna­ğından çok kriz sonrası görünür­lüğün nasıl yönetildiğindeyse; eğer anlatı, “Gündemi nasıl kont­rol altına aldım”, “Hikâyeyi nasıl geri kazandım” üzerinden ilerli­yorsa, o zaman başka bir soru or­taya çıkar. 

Çisil Sohodol’un yazısı