Görmediğimiz hangi işareti kaldı yaklaşan faşizmin? Halkın parasıyla soygunları mı, ayaklarımıza parçaları, burnumuza kan kokusu dolan katliamları mı, Başbakan müşaviriyle tekmelenen yoksul madenci yakını mı, cenazesinden televizyon kanalına kadar gaspı mı, gazeteciye saldırısı, aleni tehdidi mi?
Ne kaldı? Hangisini görmedik. Onun için ‘Değer miydi‘ demeyin. Alacakaranlıkta TV-gazete binası basan, hidrolik itfaiye makasıyla kapı kıran, gaz bombası atanlara, attıranlara, ‘vicdan’, ‘kul hakkı’ deyip gülünç olmayın.
Şişen banka hesaplarına, toplu vekâlet paralarına, zalimliğin ödülü bordrolara, yenilenen otomobillere, takım elbiselere, rezidanslara öyle bir değiyor ki. Ne vicdanı vardır faşizmin ne de kul hakkı korkusu.
Yerine koyduğu para ve iktidar için işlediği suçları bir fazla kişi, bir dakika daha öğrenmesin, iktidarı sürsün diye yapmayacağı şey yoktur. Suçlarını bileni öldürmeyi dener. Bilme ihtimali olanın öğrenme hakkını elinden alır.
Yarın sandığa gidiyoruz. Kim korkmuyorsa, sizi kim tehdit etmiyorsa oyunuzu ona verin.