Çiğdem Toker: Şimşek'in programı üçüncü yılını dolduracak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bilerek yanlış uygulanan faiz politikasıyla dağılan ekonomiyi toparlasın diye, 2023 seçimleri sonrası Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yeniden getirilen Mehmet Şimşek’in programı, bir ay sonra üçüncü yılını dolduracak.

Peki ne kazandı memleket?

“Dezenflasyon” kelimesiyle anılan, günah keçisi olarak gösterilen ücretlerin baskılanarak satın alma gücünün kasten düşürüldüğü Şimşek programının sağlayabildiği görünürdeki “artı”, enflasyonun yedi puan gerilemesi oldu.

Ki asıl hedef tek haneli enflasyon için, programın başında verilen tarih 2025 yılı sonuydu.

Kuşkusuz, tasarlanırken hesapta olmayan iki gelişme, programın hedeflerini aksatmış olabilir. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere yerel seçimden birinci parti çıkarak, iktidarı ikinci partiliğe düşüren CHP’li belediyelere düzenlenen operasyonlar, tutuklama dalgaları, “yüzyılın yolsuzluk dosyası” propagandasıyla meşruiyet aranan yargılama süreçleri, hedefleri dokuzuncu ayda sarstı.

ABD ile İsrail’in İran’a açtığı savaş ise tetiklediği ve uzun vadeli olacağı söylenen enerji şokuyla, Şimşek programının başına gelen ikinci kötü gelişme olarak kayda geçti.

Ancak bu iki şok olmasaydı da enflasyonun taahhüt edilen tarihte, söz verildiği gibi inmeyeceği ortadaydı. Apaçıktı.

Bu ne tahmin ne de temenni. Başta ihale yolsuzlukları olmak üzere, kamu harcamalarına adamakıllı el atılamaması veya bunun tercih edilmeyişi (sonuçta ikisi de aynı kapıya çıkıyor) Şimşek programını, tek ayak üzerinde sekerek yürüyen, bundan da mucize bekleyen bir mekanizmaya dönüştürdü.

Çiğdem Toker’in yazısı