Çiğdem Toker: Müteahhit yararının gözetildiği bir iklimde 24 kişinin yaşamını yitirmesi sadece siyasidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Mühendislik dediğimiz bilim, menfez ile ray arasındaki toprağın, yağış olsa bile boşalmamasını sağlamak için değil midir? Rayları yaptığınız zeminin doğası, bu tür taşkınlara eğilimliyse ve siz oradan bir demiryolu geçireceksiniz projesi ona göre yaptırılmaz mı?

İnşaat teknolojinin bu kadar geliştiği mühendisliğe, müşavirliğe bütçeden avuç dolusu kaynak aktarılan bir ülkede yağmurda eriyecek bir toprak dolgu yapıp/yaptırıp insanların hayatını nasıl tehlikeye atarsınız?

Bir söz de ana muhalefete:
Yol bekçileri kadrolarının kaldırılması, bakım hizmetlerinin TCDD personeliyle değil ihaleyle yapılması, kârı önceleyen anlayış, menfezlerin aşınması önleyen malzeme kullanılmaması, rayın altına döşenecek malzemelerin yeterince kaliteli ve uygun olmaması…
Bunların hepsi ama hepsi siyasidir.

Dolayısıyla o trenin devrilmesi sonucu gencecik insanların, çocukların aralarında yer aldığı 24 kişinin yaşamını yitirmesi, 338 kişinin yaralanması da öyle.
Hem de kamu yararının değil müteahhit yararının gözetildiği, kayırmacılığın normalleştiği bir iklimde sadece siyasidir.
Dolayısıyla yaşamını yitiren insanların hakları aranacaksa bu hak arama işi öncelikle siyasi zeminde olmak zorundadır.

Çiğdem Toker’in yazısı