Çiğdem Toker: MEB 1,1 trilyonluk personel giderleri içinde temizlik personeline neden yer açmıyor?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Güncel verilere göre, günümüz Türkiye’sinde, bütçeden ödenek kullanan kamu idaresi sayısı 41’dir. Bütçeden en yüksek ödeneği Hazine ve Maliye Bakanlığı kullanır. Ülkenin vergileri, gelirleri orada toplandığı, harcamalar oradan yapıldığı, iç ve dış borçlanmalar oradan karşılandığı için bu durum gayet tabiidir. Bütçeden en fazla ödenek kullanan ikinci bakanlık ise Millî Eğitim Bakanlığı’dır. Millî Eğitim Bakanlığı’nın en yüksek tutarlı ödeneği kullanan ikinci bakanlık oluşu yeni bir durum değildir. Eğitim ve öğretim hizmetlerinin yaygınlığı, önemi, temel eğitim için hareket geçirilmesi zorunlu personel ve alt yapı düşünüldüğünde bu da tabiidir.

Hiç tabii olmayan durum, bu kadar yüksek bütçe kullanan bir bakanlığın, Anayasal bir hak olan eğitim hakkını, yine Anayasal bir hak olan sağlıklı bir çevrede kullandırma konusundaki akıl almaz kayıtsızlığıdır. Milyonlarca öğrenciyi, 40 yıl düşünsek akla gelmeyecek bir ortamda eğitim görmesinde ‘tasarruf gerekçesiyle” sakınca görmemek, öğrenci velilerinin, temizlik malzemesi alıp bilfiil okul temizliğine katılmak zorunda kalması gibi akıl almaz durumlar yaratılmaması için önlem almamak, anormal ötesi bir durumdur.

Çocukları sağlıksız bir ortamda ve temel malzemeler açısından yoksun bırakılmasının izini de bütçeden izlemeye çalışalım. Ödeneklerdeki mal ve hizmet alım giderleri içinde ülke genelinde okulların fiziksel ihtiyaçları ve bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik ihaleleri de yer almaktadır. OVP’deki 2025 yılı bütçe öngörüsünde Millî Eğitim Bakanlığı’nın mal ve hizmet alım giderleri için ayrılması düşünülen parasal tutar 116,5 milyar TL’dir. Bu tutar da 1 trilyon 451 milyar liralık büyüklüğün yüzde 8’ine karşılık gelmektedir. Personel giderleriyle karşılaştırınca aradaki makas çok büyük görünüyor. Bu durum bize sorulara cevap bekleme hakkı veriyor:

  • Temizlik hizmeti verecek personeli neden önceliğiniz haline getirmiyorsunuz?
  • 1,1 trilyonluk personel giderleri içinde temizlik personeline neden yer açmıyorsunuz?
  • 116,5 milyar liralık mal ve hizmet alım ödeneği içine neden bütün okulları pırıl pırıl yapacak temizlik malzemesini katmıyorsunuz?
  • Neden çocukların sağlıklı bir ortamda eğitim alması önceliğiniz değil?
  • Neden yerel yönetimlerin okullara temizlik hizmeti sunmasından bu kadar rahatsız oluyorsunuz?

Çiğdem Toker’in yazısı