Çiğdem Toker: Evet bir etki oluyor ama kızgınlık etkisi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Bilinse iyi olur:

Denge/denetim mekanizmasının taammüden sakatlandığı bir sistemde ve Cumhurbaşkanı’nın her konuda yetkili olduğu bir rejimde; “vekil” ve sorumlu konumdaki isimlerin, durum tespiti yapan cümleler kurmasının artık hiçbir karşılığı bulunmuyor. Bu basit gerçeğin farkına varmadan, sızlanma modunda sorular yöneltmenin, saptama yapmanın etkidoğuracağı sanılıyorsa, bunun büyük yanılgı olduğunu söylemek zorunlu.

Henüz ıslak imzalı tutanaklardaki oy dağılımının hesabını verememiş, müşahitlerin tekme tokat dövüldüğü sandıkların takibini yapamamış, oyunu kullanmak uğruna bir şehirden diğerine saatlerce direksiyon sallayan yurtdışı seçmenin hissiyatını anlamaya kapalı bir ana muhalefetin, değişen rejimi inşa eden kararnameler karşısında her demokrat yurttaşın verebileceği tepkiyi vermesinin, dönüştürücü hiçbir hükmü yoktur.

Böyle bir tepkinin etkisi olduğu düşünülüyorsa eğer, söylenecek söz, “Evet bir etki oluyor ama kızgınlık etkisi”dir. Dahası TBMM içinde medeni ilişkiler kontenjanından izah edilen, gülüşme ve yakınlaşmalar, bu süreçteki duyarlılığı artırıyor.

Çiğdem Toker’in yazısı