Çiğdem Toker: CHP'nin dolgu bir alanda 'dolgu' görüntüsü vermemesi önemli

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Erdoğan Yenikapı’da Kılıçdaroğlu’nu görmek isterken amacı kredibilite devşirmekti. Bunu Kılıçdaroğlu da biliyordu. “Batı’da azalan itibarını muhalefet liderleriyle yükseltmeye çalıştığı için Yenikapı’ya gitmiyorum” bile dedi. Zaten o nedenle iki ısrar, üç telefonun, iki günde neyi değiştirdiği, izahı hak eden bir meseledir bugün.

Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, kararı açıklarken “kamuoyundan gelen talepler”den söz etse de bu değerlendirmede iki tereddütlü konu var. İlki “kamuoyu”nun kim olduğu, kimlerden oluştuğu. İkincisi, CHP kamuoyunun, bu katılıma canı gönülden razı olup olmadığı.

Yarın Kılıçdaroğlu, daha önce bu mekânda aleyhine söylenmiş olan sözlere karşın, önemli bir kitleye seslenme olanağı bulacak. Orada vereceği mesajların gücü ve yaratacağı etkiyi şimdiden bilemiyoruz.

Ancak karar değişikliğinin verdiği ilk izlenim, “CHP bu mitinge katılmazsa sanki darbecilerden yanaymış gibi görünür” kanaatine yol açılması riski. Bu yanıyla dokunulmazlıkların kaldırılması sürecinde “Anayasaya aykırı ama evet diyeceğiz” tercihini hatırlatıyor…

AKP, OHAL kararnamesi ve uygulamalarıyla Meclis iradesini her dakika çiğnerken, CHP’nin dolgu bir alanda ‘dolgu’ görüntüsü vermemesi önemlidir.

Çiğdem Toker’in yazısı