TUNCA ÖĞRETEN
Önceki gün Kilis’teki bir iftar programında konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verileceğini şu sözlerle duyurmuştu: “Kardeşlerimiz içerisinde inanıyorum ki vatandaş olmak isteyenler var. Ellerinden geleni bakanlığımızın oluşturduğu ofisle takip etmek suretiyle bu kardeşlerimize, bu yardımı, bu desteği yaparak onlara vatandaşlık imkanını vereceğiz.”
Bu açıklamanın ardından vatandaşlık alacak Suriyelilerin seçmen konumuna geleceği, bu yöntemle de Erdoğan’ın başkanlık yolunda kendine oy devşireceği tartışmaları gündeme oturdu.
CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak’la, kısa süre önce hazırladığı ve Erdoğan’ın, Suriyeli sığınmacıları seçmen olarak kullanma niyetinde olduğu yönünde hazırlanan raporunu konuştuk.

‘Suriyelilerin büyük bölümünün resmi kaydı yok’
Sığınmacılara dair hazırladığı raporun ışığında söze başlayan Toprak, Türkiye vatandaşlığı verilmesi durumunda Suriyeli sığınmacıların nasıl birer ‘oy kapısı’ haline dönüştürüleceğini anlattı.
CHP’li vekil, kaç Suriyelinin seçmen olarak oy kullanma hakkı elde edeceğini şu sözlerle özetledi: “Türkiye’de 20 yaş ve üzerinde olan Suriyeli sayısı 1 milyon 384 bin. Göç İdaresi, 15-19 yaş arasında ise 313 bin Suriyeli gencin olduğunu açıkladı. Bu sayı 2 milyona da çıkabilir çünkü gelen Suriyelilerin büyük bölümünün resmi kaydı yok.”
Toprak, Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesine dair kararın, oy kullanma seçeneği gözetilerek alındığını ise şöyle anlattı: “Erdoğan’ın açıkladığı vatandaşlık sözü gerçekleşirse, 18 yaş ve üzerindeki Suriyeliler oy kullanma hakkı elde edecek. Bu açıklamanın, Erdoğan’ın başkanlık için anayasayı değiştirmek istediği bir dönemde yapılması akıllara, planlı bir oyunun başladığını gösteriyor. 1.5 milyon Suriyeli seçmenin başkanlık için yapılacak bir referandumda sonuçları etkileyeceği aşikar çünkü ‘Suriyeli vatandaşlar’ın sayısı, AKP’nin planlarına hizmet edecek büyüklükte.”

‘Suriyelilerle, erken seçimde 376 vekil çıkarmaya çalışacaklar’
CHP’li vekile, Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verileceği yönünde bir açıklama yapılmasının, erken seçim ya da referandum habercisi olup olmadığını da sorduk ve şu yanıtı aldık: “Cumhurbaşkanı’nın tek adamlık, dikta, başkanlık hayali malum… Bu hevesini gerçekleştirmek adına 7 Haziran ve 1 Kasım’da ülkeyi kan gölüne çevirme pahasına neler yaptığına şahit olduk. Tüm bunlara rağmen yeterli çoğunluğa ulaşamadı. Suriyeli seçmenle bu ihtimali güçlendirerek bir kez daha deneyecek olması yüksek olasılık.”
“Suriyelilerden gelecek yaklaşık 1.5 milyon oy, Erdoğan’ı gerçekten başkanlık hayaline kavuşturabilir mi” diye sorduğumuz Toprak, vekillik ve belediye başkanlıklarının yalnızca birkaç yüz oyla değiştiği gerçeğini göz önüne alarak, referandumda kullanılacak iki milyona yakın oyun bütün dengeleri değiştirebileceğini savundu: “Cumhurbaşkanı ve AKP, çok ince bir şekilde bunun hesaplarını, siyaseten dizaynını ve mühendisliğini yapıyor. Suriyelileri vatandaş ve seçmen yaparak, planladıkları bir erken seçimde 376 vekil çıkartmalarını sağlayacak şekilde kullanacaklar. Yani kendi oy dağılımlarına göre illere yerleştirip, demografik yapıyı değiştirecekler. Böylece başkanlık sistemine onay verilmesini sağlamaya çalışacaklar.”

‘Vatandaşlık verilen Suriyeliler, Kürt illerine yerleştirilecek’
Türkiye’nin demografik yapısının değiştirilmesiyle ilgili savını açmasını istediğimiz Toprak, sözlerine şöyle devam etti: “Güneydoğu’da işgal edilmiş mahalleleri yakıp yıktıktan sonra Başbakan Binali Yıldırım, buraların yeniden inşa edileceğini, yeni yerleşim planları yapılacağını söylüyor. Şayet vatandaşlık verilirse, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) bağlı kamplar da boşaltılacak. Suriyeliler, Nusaybin, Şırnak, Cizre, Sur ve Yüksekova’ya yapılacak yeni yerleşimlere gönderilecek. Böylece Kürt nüfus da dengelenmiş olacak. Bakın, Kahramanmaraş’ta konteyner kentler kurup, Suriyelileri Alevi köylerinin arasına yerleştiriyorlar. Halk dirense de Jandarma, özel tim ve çevik kuvvet zoruyla Suriyelileri oralara yerleştirdiler. AKP, toplumun temeline bomba yerleştiriyor.
3 milyon Suriyeliye vatandaşlık verilmesi, Selefi iç savaşın Türkiye’ye taşınmasıdır. Zaten terörün hedefindeki Türkiye, bu adımla işin içinden çıkılmayacak boyutlarda terör çemberine oturtulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriyelilere vatandaşlığı insani bir girişim gibi süsleyip sunarak, gizlediği gerçek planını hayata geçirmeye çalışıyor. Rusya, ABD ve Esad, IŞİD’i gerilettikçe örgüt de Türkiye’ye yığılıyor. Bu insanların ne yaptıkları, nasıl yaşadıkları belli değil. Kaçı IŞİD, kaçı Ahrar uş Şam mensubu bilinmiyor. Sözde Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) var. İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısını gerçekleştirenler, Fatih’te ev kiralamış, kayıtları yok. Muhtar, ‘Mahallede kayıtsız en az 2 bin 500 ev var diyor. Bu sadece İstanbul’un bir semtinde, bir mahallesinde… 81 ili, ilçeleri, mahalle ve sokakları düşünün. Bu korkunç bir tablo!”

‘Vatandaşlık verilirse milli gelir, 8 bin doların altına iner’
Erdoğan Toprak, işin ekonomik boyutunuysa şu sözlerle özetledi: “İşsizlik boyutu önemli! Biliyorsunuz hükümet geçen Ocak’ta Suriyeliler de dahil olmak üzere yabancıların istihdamı ile ilgili düzenleme yaptı. Mülteci dememek için ‘Geçici koruma altındaki yabancılar’ olarak niteledikleri bu insanlara çalışma izni verildi. TÜİK’in son verilerine göre kayıt dışı istihdam hala yüzde 30’un üzerinde. Suriyelilerin istihdamı yasal hale getirilse bile hala büyük bölümü, kaçak, kayıt dışı, SGK’sız ve asgari ücretin altında ücretle çalıştırılıyor. Onlar buna razı olunca da işverenler, kayıtlı, SGK’lı, asgari ücretli yerli çalışan yerine Suriyelileri, yabancıları tercih ediyor. Sömürü büyük.”
CHP’li vekil, kişi başı milli gelirde de düşüş yaşanacağını savundu: “Milli gelir 2 trilyon liranın üzerine çıktı diye hava attılar, oysa dolar bazında milli gelir 2015 sonundaki 722 milyar dolardan, bu yılın ilk üç ayında 708 milyar dolara gerilemiş. 14 milyar dolar yoksullaşmışız. Kişi başı milli gelir, 9 bin 270 dolardan, 8 bin 900 dolara inmiş. Kişi başına 370 dolar fakirleşmişiz. 2008’den beri kişi başı milli gelirde 10 bin dolara takılıp kalmıştık, şimdi hızla aşağı iniyoruz. Üç milyon Suriyeliyi vatandaş yapıp, ülke nüfusunu 81-82 milyona çıkartırsanız, kişi başı milli gelir 8 bin doların da altına iner.”