Ceren Sözeri: 'Yananistan' diye başlık atan gazeteyi yerin dibine sokmak boynumuzun borcu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Geçen hafta yangın kadar konuşulan bir başka konu da sosyal medyada yayılan nefret söylemi, “oh olsun” mesajlarıydı. Bunlar ifşa edilmeli mi yoksa görmezden gelmek, trolleri beslememek daha mı iyi? Böyle durumlarda ilk bakılacak olan kimin söylediği, ne büyüklükte bir kitleyi etkileyebildiği. Çok fazla takipçisi olmayan, anonim hesaplardan yayılan nefret söyleminin nedenleri çok çeşitli olabilir, daha çok psikolojinin alanına girecek konular, bunları ifşa etmemek, yayılmasına aracı olmamak en iyisi.

Ancak bir gazetenin, gazetecinin, siyasetçinin sözleri biz istesek de istemesek de yayılıyor o durumda adını koymak, sözün sahibini utandırmak gerekiyor. Örnek vermek gerekirse yangına benzin dökmeyi öneren bir ilgi arsızını beslemeye gerek yok ancak “Yananistan” diye başlık atan gazeteyi yerin dibine sokmak boynumuzun borcu. Bu da yeterli değil, futbolda galibiyet sonrası atılan “Yunan’ı denize döktük” başlıkları, en ufak bir krizde “Tükürüğümüzle boğarız”, “Üç saatte alırız” demeçleri geçen hafta ortaya çıkan kötülüğü besleyen ana damarlar, en başta o zihniyetle mücadele etmek gerekiyor.

Yangının sebebini Çipras’ın ateistliğine bağlayan Piskopos Amvrosios örneğinde görüldüğü gibi, ayrımcılık, kötülük, nefret söylemi dünyanın her yerinde var, tıpkı kötü yöneticilerin, açgözlülüğün olduğu gibi. Bu dünya bizim, sınırlar değil. Doğayı talan edenlerle de, kötülükle de birlikte mücadele edeceğiz.

Ceren Sözeri’nin yazısı