Ceren Sözeri: Google komisyon tutanaklarını okurken saçınızı başınızı yolabilirsiniz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

En sonunda bu hafta Google geldi. Google ve aynı şirkete bağlı Youtube son dönemde Türkiye’de gazetecilik açısından önem kazandı, “girişimci gazetecilik” modelleri çıktı, popüler isimlerin programları TV kanallarından çok daha fazla izleniyor. Gazetecilere belki geleneksel mecradan daha fazla kazandırıyor, ama hepsine değil sadece popüler olanlara. Üstelik Google ya da daha tepe şirket olarak düşünürsek Alphabet bu işlerden ne kazanıyor bilmiyoruz. Öğrenmek için bir fırsat vardı fakat birkaç ismi dışarıda bırakayım Komisyon üyelerinin konu hakkında bilgisizlikleri nedeniyle o fırsat da kaçmış.

Komisyon tutanakları kamuya açık, okurken saçınızı başınızı yolabilirsiniz. Toplantıyı Komisyon Başkanı Hüseyin Yayman açıyor ve ne hikmetse dijital telif konusuna giriş yapmak yerine önce “ismini vermeyeceğim” deyip bir sonraki cümlede Tiktok içeriklerinin yerli ve milli değerlere aykırı olduğunu anlatmaya başlıyor. Sonra sözü Google Türkiye Kamu Politikaları Direktörü Tolga Sobacı’ya veriyor. Gerek Sobacı gerek Kamu İlişkileri Müdürleri Duygu Yücesoy ve Zeynep Güven sanırım bir yarım saat kadar Google’ın Türkiye’ye neler kattığını anlatıyorlar. Öylesine bir reklam ki bu, bir ara Google’ın varlığı ve yaptıkları “toplum sözleşmesi” olarak sunuluyor.

Zannedersiniz Türkiye’yi ekonomik ve sosyal olarak ayakta tutan Google. Bitince oh diyorsunuz şimdi sanırım itirazlar gelecek. İlk sözü alan AKP Milletvekili Zeynep Yıldız “Niye kobilere daha fazla katkı yapmıyorsunuz” diye soruyor. İnsan okurken hayret ediyor, konu yine Google’ın ekonomimize yaptığı katkılara dönüyor. Yıldız ayrıca Google’ın Türkiye’den ne kadar kazandığını ve ne kadar vergi ödediğini de soruyor. Sanırım o ara içeri hızlıca CHP Milletvekili Tuncay Özkan giriyor (geç kalmış). Bundan sonra başlıyor bir ‘kaç para kazanıyorsunuz, niye açıklamıyorsunuz’ tantanası. Şimdi işin burasında gerçekten insan üzülüyor. Devlet 20 Mart 2020’de dijital hizmet vergisi diye bir vergi çıkardı, şirketlerin Türkiye’de sunulan dijital hizmet gelirlerinin yüzde yedi buçuğunu alıyor. Google da buna dahil. Yani Google’ın Türkiye’de ne kadar kazandığı ve ne kadar vergi verdiği devletin bilgisi dahilinde, ancak belli ki vekillerin bundan haberi yok. Özkan bu arada “kaç kişi çalıştırıyorsunuz” falan gibi gelin evinde damat sorgular gibi sıralıyor. Bir ara telefondan bomba yapım video görüntüleri göstermeye yelteniyor, çocuk pornosundan konu açıyor, Ergenekon davası anılarını anlatıyor, tabiri caizse kimseyi konuşturmuyor. Bu nedenle Okan Konuralp, Sevilay Çelenk ve Hasan Öztürk’ün konuya dair cevaplanması elzem, mantıklı soruları da güme gidiyor.

Ceren Sözeri’nin yazısı