Bu sapıklıkla mücadele, ister istemez, uluslararası boyutlarda da yapılacak olsa, öncelikle Müslümanların işi olmak zorunda.
Başta Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande olmak üzere Fransızların hatırı sayılır bölümü ve Batı entellijentsiyası çok akıllı bir doğru bir tavır alarak, cinayet ile ‘İslam ve dini ilişkilendirmeyi reddettiler’ ve saldırganların vatandaşlık kimliğine vurgu yaparak, onlardan ‘Fransız teröristler’ olarak söz ettiler.
Kendi ‘otokratik’, ‘mezhepçi’, ‘anti-demokratik’, ‘anti-Batı’ gündemlerini savunmak adına Batı’daki ‘İslamofobi’yi, Paris cinayetinin ‘aslî faili’ olarak gösteren ve ‘siyasi İslamcılık’ adına işlenen cinayetlere ‘hafifletici sebep’ üretmekle uğraşanlar, Hollande ve diğerlerinin sözlerini, Türkiye’deki özgür düşünce savunucuları ve demokratlara karşı polemik malzemesi olarak kullanacak kadar zekâ fukaralığına düştüler.