Cemil Ertem: Kur, teknik olarak da siyasi olarak da bir hedef olamaz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

2’nci Dünya Savaşı’ndan yenilgi ile çıktığı için ABD’nin siyasi baskısına maruz kalan ama ekonomide bildiğini okuyarak farklı bir yol izleyen ve tabii çok farklı sonuçlar alan bir Japonya vardır. Ben Japon yeninin, savaş sonrasından bugüne, hiç değerli olduğunu hatırlamıyorum.

Ama ABD’nin sözüm ona “liberal” dayatmalarını takip edenler, ABD ve takipçilerinin iddia ettiğinin tam aksine, piyasa dışı, kapalı sömürge ekonomisi kısır döngüsünü getirmiştir. Bu ekonomiler, hızla dışa açılma ve serbest döviz kuru, sermeye serbestiyeti rejimlerine geçtiklerinde ise, küresel rekabet güçlerinin yetersizliği, ihraç mallarındaki rekabet dezavantajı ve mali piyasalarının sığlığı yüzünden, doksanlı yılların başından itibaren, finansal krizler (döviz yetersizliği) krizleri ile karşılaşmışlardır.

Ancak tam şimdi bu eşiği aşıyoruz. Sancılı da olsa, tam dışa açık, sermaye giriş çıkışlarının sonsuz serbest olduğu ve bağımsız para politikasının uygulandığı ekonomiyi inşa ediyoruz. Burada tabii ki kur, teknik olarak da siyasi olarak da bir hedef olamaz. Teknik olarak hedeflememiz gereken rekabetçi, açık, teknoloji verimliği yüksek bir ekonomi, sürdürülebilir bir büyümedir. Siyaseten de hedef, adil bir gelir dağılımı ve refah olmalıdır. Bunun siyasi karşılığı ise yüksek katılımın olduğu yeni bir demokrasi ve milletin doğrudan iktidarıdır.

Cemil Ertem’in yazısı