Açıkça söylemek gerekiyorsa, PKK’nin savunmanın ötesine geçip çok yüksek volümlü bir misillemeye girmesi, ‘çatışmasızlık’ sürecini ilan etmekteki gecikme, demokratik siyasetin, yani HDP’nin alanını iyice daralttı.
Bir de buna Cizre, Silopi, Silvan, Varto, Yüksekova, Sur, Lice gibi ilçelerde kurulan barikatlar, açılan hendekler eklenince, üstüne üstlük direkt bağlantısı olmadığı halde bir de Demokratik Özerklik ilanları bu görüntünün yanına konulunca, AKP’nin arayıp da bulamacağı bir algı operasyonu alanı yaratılmış oldu.
…Kentlerde açılan hendekler, yükselen barikatlar, ilan edilen sokağa çıkma yasakları, çatışmalar, sivillerin ölümü, ciddi olarak sarsılan ekonomik hayat sadece Türkiye’nin batısında yaşayan Kürtleri değil, gerek bölgenin tam ortasında, gerekse de mücavir alanında bulunan özellikle orta sınıf Kürtleri ürküttü.
Belki barikatların kurulduğu alanlarda aldığı oyları koruyordu HDP ama, bir gün barikatların kendi mahallelerine kurulacağından korkan diğer bölge kentlerde ortalama yüzde 10 dolayında oy yitiriyordu.