Ankara’da en az 102 kişinin ölümüne neden olan iki canlı bombadan birinin Yunus Emre Alagöz olduğunu açıklayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli dokuz kişinin yapılan yayınlar nedeniyle kaçtığını savundu: “Bazı basın yayın organları sorumsuzca davranarak haber yapmaları neticesinde dokuz kişinin kaçmasına sebep olmuşlardır.”

Tespit edilen iki canlı bombaya yardım ettikleri ve eyleme katıldıkları düşünülen toplam 20 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıklayan başsavcılık, bunlardan gözaltına alınan 11 kişiden dördünün serbest bırakıldığını, adliyeye sevk edilen yedi kişiden ise dördünün tutuklandığını da kaydetti.
“Alagöz’ün Türkiye’nin güney sınırlarına komşu bir ülkeden geldiği tespit edilmiştir” ifadelerinin yer aldığı açıklamada şöyle denildi: “Şüphelilerin yerlerinin tespit edilip, yapılacak operasyonlarla gözaltına alınma işlemlerinin gerçekleştirilmesine çaba gösterildiği sırada, bazı basın yayın organları sorumsuzca davranarak, bir kısım şüphelilerin ad ve soyadlarının baş harflerini yazmak suretiyle haber yapmaları neticesinde, bombalama eylemi ile kuwetli irtibatları olduğu düşünülen dokuz kişinin kaçmasına sebep olmuşlardır. Kaçan kişiler hakkında Sulh Ceza Hakimliği’nden ‘yoklukta tutuklama kararı’ alınmıştır.”

‘Ankara katliamı’yla ilgili getirilen yayın yasağının kaldırılmasının hemen ardından yapılan başsavcılık açıklamasında, “Yayın yasağı kararına saygı gösterip sorumlu yayıncılık örneği sergileyen diğer basın yayın organlarına da özellikle teşekkürlerimizi sunarız” ifadelerine yer verildi.
Saldırıdan dört gün sonra, “Soruşturma dosyası kapsamı hakkında yazılı, görsel, sosyal medya ile internet ortamında faaliyet gösteren her türlü medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri ve benzeri yayınların yapılmasına yasaklanmasına karar verildiğinden, söz konusu kararın infaz edilmesi için gereği rica olunur” denilerek geçici ‘yayın yasağı’ getirilmiş, Diken dahil bazı medya kuruluşları bu yasağa uymamıştı.