Cangül Örnek: Babacan, değiştiğini söyleyen bir siyasetçi bile değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Birkaç yıl önce Abdullah Gül’dü; şimdi Ali Babacan. Türkiye’de halkın önüne bazılarınca “ideal cumhurbaşkanı adayı” olarak çıkarılan isimlerden bahsediyorum.

Siyasetçiler değişir değişmesine de Babacan değiştiğini söyleyen bir siyasetçi bile değil.

Babacan, AKP iktidarında kendisine sorumluluk verilen yıllarda altına imza attığı icraatları bir-iki istisna dışında savunan; o yıllarda uygulanan büyük hukuksuzluklarla derdi olmayan; ekonomik eşitsizlikleri derinleştiren, tarımı çökerten, kamu varlıklarını satan, “mali disiplin” adı altında yurttaşın ücretine göz koyan politikaları hâlâ savunuyor.

“Bütün bunlara rağmen makuliyet iddiası nereden geliyor” diye soracak olursanız; öncelikle yabancı sermaye ile ilişkileri iyi bir “İslamcı” olmaktan geliyor diye yanıt veririm.

Eski Türkiye’nin siyasi yelpazesinde bu konum “merkez sağ”a denk düşerdi. Şimdi kavram pek kullanılmıyor ama adını koyacak olursak Türkiye’yi yönetmek İslami merkez sağa layık görülüyor. Bu iddia sahiplerine göre Türkiye halkı “muhafazakâr” olduğu için bu halkın “otantik” siyasal temsilcisi olarak bir sağcı tarafından yönetilmesi uygun düşüyor.

O sağcının, ülkenin sorunlarına çözüm bulacak bir programa, kapsamlı bir siyasal örgütlenme ve siyasal faaliyete, geniş bir seçmen tabanına bile ihtiyacı olmadığı varsayılıyor. O, sadece bir “İslamcı sağcı” olduğu için başkalarının örgütlü siyasal emeğinin başına geçip oturabilir diye düşünmemiz isteniyor.

Cangül Örnek’in yazısı