Can Dündar: Yolsuzluğu yargılamama kararı Meclis'i de bu suça bulaştırır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

17 Aralık’ın hesabı sorulursa, sıranın 25 Aralık’a geleceği pekâlâ biliniyor. Erdoğan Bayraktar’ın -sonradan pişmanlık dilekçesi verdiği- “Soruşturma dosyasında var olan ve onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü SayınBaşbakan’ın onayıyla yapıldı” cümlesi, kulaklarda hâlâ çınlıyor.

Bu cümlelerin Yüce Divan’da tekrarlanması endişesi, 4 bakanın elindeki en büyük silah olarak parıldıyor.  Bunu “kumpas”, “darbe planı” olarak gösterip üstüne mahkemeden aklama kararı çıkarttırıp sonra da bakanları Yüce Divan’a göndermekteki garabete izahat bulunamıyor.  Seçim kampanyasına eşlik eden bir Yüce Divan yargılaması mı, yoksa suçluların bile bile kollanması mı, tercihi arasında sıkışan iktidar, kararı geciktirdikçe geciktiriyor.  Dünkü panik içinde erteleme kararı da derde deva olmuyor.

Korkunun ecele faydası yok.  Hep yazdık yine yazalım:  Bu çapta bir dosyayı kapatmaya hiçbir partinin, liderin, mahkemenin, Meclis’in gücü yetmez. Yargılamama kararı, suçluları aklamaz, sadece o kararı veren partiyi, lideri, mahkemeyi, komisyonu, Meclis’i suça bulaştırır.

Can Dündar’ın yazısı