Can Dündar: Tabandaki Cemaat sempatisi, AKP'ye herhangi bir örgütlü parti hareketinden daha fazla zarar verebilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Erdoğan’ın istediği oldu: Türkiye kendi ismi üzerinden kutuplaştı; tam ikiye yarıldı. Seçim yaklaştıkça saflar sıklaştı. Bu saatten sonra ne Erdoğan yandaşlarını onun yolsuzluğuna inandırmak mümkün, ne karşıtlarını tersine… 30 Mart referandumu, ya Erdoğan’ı Yüce Divan’a ve ülkeyi erken seçime götürecek; ya da ‘topyekûn çöküş’ü bir süre erteleyecek.

Hangi seçeneğin kazanacağını biraz da Cemaat’in çalışması belirleyecek. Gülen’in, Erdoğan karşısında hangi kentte hangi parti güçlüyse onun desteklenmesini istediği anlaşılıyor. Hem bu taktik, hem ellerindeki ‘tape silahı’ hem de tabandaki Cemaat sempatisi, AK Parti’ye herhangi bir örgütlü parti hareketinden daha fazla zarar verebilir.

Erdoğan bunu bildiği için son dönem ağırlıkla Cemaat’e yükleniyor. Kendi kuralını çiğneyip ilk kez Gülen’e adıyla hitap ediyor; doğum yeri Erzurum’da tepki olarak alanı terk edenlere rağmen hakarete devam ediyor. Kavga büyüyor. Kim derdi ki Türkiye’nin kaderini imam hatip mezunu bir yolsuzla, ilkokul mezunu bir vaizin çekişmesi belirleyecek?

Can Dündar’ın yazısı