Can Dündar: Aleviler için tek yol sivil itaatsizlik ve din dersi boykotu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Önceki gün Küçükçekmece’deki Garip Dede Türbesi’nde bir Alevi dedesi ile görüştüm.  Çocuğunu ilk gün okula yollamış. Din dersinde hoca sınıfa girer girmez, “İyi günler öğretmenim” diyen çocukların sözünü düzeltmiş:  Bundan böyle “Hayırlı günler” demelerini tembihlemiş. Sonra da Sübhaneke duasını öğretmeye girişmiş.

“İlk derse girdi ama bundan sonra hiçbir din dersine girmeyecek” dedi dede…  Kişisel bir tasarruf mu? Değil, kitlesel bir karar bu… Aleviler, Sünnilik eğitimine karşı demokratik mücadeleye hazırlanıyor. “Bedeli ne olursa olsun”, dayatmaya direnecek, zorunlu din derslerine girmeyecekler.

Haksızlar mı? Kesinlikle haklılar. Daha geçen hafta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’den 14 başvuruyu karara bağladı ve istemeyen öğrencilerin zorunlu din dersinden muaf tutulması gerektiğine hükmetti. … Başbakan ne cevap verdi: “Ben Marksist olmadığım halde, iktisat eğitimi alırken Marx’ı okudum. Bir ateist dahi bilgi sahibi olmak için din dersi almalı.”  Bu cevap üzerine Twitter’da “Marksizm zorunlu ders olsun” kampanyası başladı.

Şaka bir yana bu cevap devletin, ders kitaplarının içeriğini de Alevilerin şikâyetini de umursamadığını gösteriyor.  Oysa ulusal içtihadın üstünde olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının, devletler için bağlayıcı olduğunu biliyoruz. Hükümet, evrensel hukuku hiçe sayma pahasına Sünnilik eğitimine devam etmeyi düşünüyor anlaşılan…

O zaman geriye bir tek yol kalıyor:  Sivil itaatsizlik.  Çocuklarımızı “sorunlu” din dersine yollamak zorunda değiliz. Size “hayırlı günler” öğretmenim!

Can Dündar’ın yazısı