Bizim en büyük paramız 200 lira. Ama bizim o 200 liralardan 24 tanesi elin adamının 200 Euro’su ediyor ancak. Adam cebine bunlardan bir tane koyup geliyor ülkemize, yiyor içiyor, geziyor.
Bizim aynı harcamayı yapmamız için cebimize koca bir tomar koymamız gerekiyor.
Tabii o kadar koca bir tomarı koymak için bunu kazanmak da gerek. Elin oğlu birkaç saat çalışıp alıyor o tek parça 200 Euro’yu. Biz ayın üçte birinde çalışırsak ancak elimize geçiyor o 24 tane 200 liralık.
Amaaaan, ne olmuş yani.
Onların doları, Euro’su varsa bizim de Allah’ımız var.
Gelin haydi hep birlikte söyleyeyim o güzel şarkıyı;
“Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarına.”
Biraz daha eğlenmek ve işi deliliğe vurmak isteyen varsa onlar için de bir nakaratımız var elbette;
“Bas bas paraları Leyla’ya, bir daha mı geleceğiz bu dünyayayaaaa!”