Cafer Solgun: Öcalan'ın Newroz mektubu sadece sürecin devam ettiğini söylemiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Öcalan’ın Newroz mektubu, ‘yandaş medya’ ve konuyla ilgili yazarlarını ziyadesiyle memnun etti. Öcalan mektubunda barış kararlılığının devam ettiğini söylemiş, tarafların iyi niyet testinden geçtiğini ve çarenin ‘radikal demokrasi’ olduğunu vurgulamıştı. Ne de ‘güzel’ söylemiş ve Öcalan’dan ‘savaş çağrısı’ bekleyenleri (onlar her kim ise), yine dumura uğratmıştı… Acaba Öcalan’ın mektubu kaç kez ‘tashih’ edilmiştir? Görüştüğü MİT heyeti onun hangi mesaj ve vurgularına ‘tadilat’ yapmıştır? O mektup BDP’ye teslim edilmeden önce bir de Başbakan Erdoğan’ın beğeni ve onayına sunulmuş mudur?

Öcalan’ın epey mesai harcanarak son hâli verilmiş mektubunun arka planında kendisine “şu seçimleri atlatalım da…” denerek verilmiş sözler vardır. Örneğin ağır hasta tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılması ile KCK tutuklularının ‘ilgili yasa gereği’ serbest bırakılması… ‘Şartlara göre’ özenle seçilmiş bir grup gazeteciyle görüşülmesi de gündeme gelebilir. Buna karşılık Öcalan’ın lisanımünasiple söylediği, ‘süreç devam ediyor’ ile birlikte ‘müzakere aşamasına geçmenin gereklerini yapmak lazım’ hatırlatmasıdır. Ve bunu uzun süredir söylüyor.

“Bilal’e söyler gibi” söyleyeyim: Sürecin İmralı’da başlaması ne denli normal ise, sadece İmralı ile sürdürüleceğini düşünmek de bir o kadar yanlıştır. Barış, ancak konuyla ilgili bütün tarafların kendi projeleri ile masada oldukları bir ortamda sahici bir seçenek hâline gelir. Kapalı kapılar ardında başlayıp oradan sürdürülemez. “Benim istihbarat örgütüm işini bilir” bakış açısıyla bulunduğumuz noktadan daha ileri gidilemez. Bu anlamda “bugünü de kurtardık” diye zil takıp oynamadan önce düşünmekte fayda var.

Cafer Solgun’un yazısı