ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, Washington’ın darbe girişiminde parmağı olduğu iddiasını reddederken, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın rehin alındığı sırada Fethullah Gülen’le görüştürülmek istenmesinin Cemaat’in 15 Temmuz’daki rolü konusunda önemli bir kanıt olduğunu söyledi.

Bir grup gazeteciyle bir araya gelen Bass, ABD’nin darbe girişimine neden geç tepki verdiği, girişimi önceden bilip bilmediği ve ikili ilişkilerin bundan sonra nasıl ilerleyeceği sorularına yanıt verdi.
Hürriyet’ten Cansu Çamlıbel’in aktardığına göre, Bass, 15 Temmuz darbe girişiminde ülkesinin parmağı olduğu iddiasını reddederek şöyle konuştu: “En ufak bir kanıt olmadan bu yasadışı darbe girişiminde ABD’nin parmağı olduğunu ya da bu girişimden haberdar olduğunu öne süren yorum ve suçlamalar nedeniyle derinden inciniyorum. ABD yönetimi 15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gece yaşanan yasadışı aktivitelerin hiçbirini planlamadı, yönetmedi, desteklemedi ya da bunlarla ilgili önceden bilgi sahibi değildi. Nokta!”
Dışişlerinden öğrenmiş, ABD’yi aramış
Eğer önceden haberleri olsaydı derhal hükümete duyuracaklarını söyleyen Bass, ABD’nin o gün İncirlik’te yaşanan olağan dışı hareketliliği fark edip etmediği sorusuna da şu yanıtı verdi: “Hayır, tamamen karanlıktaydık. Ben darbe girişimini Ankara’da rezidansta jetler alçak uçuş yapmaya başladığında öğrendim. Yaklaşık 22.00 sularıydı. O akşam 19.00 uçağıyla İstanbul’dan döndüm. Rötar nedeniyle ancak 21.30 gibi rezidansta olabildim. Bazı meslektaşlarımın katıldığı doğum günü partisi vardı, aşağı inerek ona uğradım. Sonra da havadaki o tuhaf hareketlilik başladı. İlk etapta bir terör tehdidine karşı önlem alındığını düşündüm. Hemen telefonlara sarılıp ne olduğundan haberi olan birilerine ulaşmaya çalıştık. Aynı sizler gibi. Türk hükümetinden bunun bir yasadışı darbe girişimi olduğuna dair aldığım telefonun hemen ardından gittik dar bir ekiple beraber saat 23.30 sularında büyükelçiliğe geçtik. Arayan dışişleri bakanlığından birisiydi ve saat 23.15 civarıydı. Arayan kişi bu bilgiyi Washington’a iletmemi istedi ve Türk hükümetinin ABD’nin desteğini beklediğini bildirdi. Ben de bunu derhal yaptım.”
‘Güçlü tanıklık’
İncirlik’te hareketliliği kendilerinin kontrol edemeyeceğini savunan Bass, öte yandan Fethullah Gülen’in iadesi için ABD’nin ‘kanıt’ istemesini de değerlendirdi. Kendisi için Akar’ın ifadesinin ‘güçlü bir tanıklık’ olduğunu belirten Bass, “Burada yaşayan ve Orgeneral Akar gibi pek çok kişiyle konuşan biriyim. Akar’ın o gece yaşadıklarına dair ifadesini güçlü tanıklık olarak görüyorum. Ötesinde bir görüş açıklamak istemem. Türk hükümetinin sorumluları adalet önüne çıkartmasını zorlaştıracak bir şeye neden olmak istemem” dedi.
‘Yargı yürütmenin onaylamadığı pek çok karara imza atabilir’
Bass, Gülen’in iadesine ilişkin de ABD’de yargının yönetimin onaylamayacağı kararlar alabileceği yorumunda bulundu. ABD’li büyükelçi, “Türkiye’nin sorumluları adalet önüne çıkartmasını destekliyoruz. Öte yandan farklı demokrasilerin farklı hukuk sistemleri var. ABD’de yargı yüksek derecede bağımsız bir kurum, yönetimin hükümetten bağımsız ve eş yetkilere sahip bir kolu. ABD’de yargı yürütmenin onaylamadığı pek çok karara imza atabilir ki, 2008 yılında Amerikan yargısının Fetullah Gülen’in ikamet izni meselesinde de tam da bunu yapmıştır” ifadelerini kullandı.
‘Fuller bizim pozisyonumuzu değiştirmezdi’
Bass’e göre Gülen’in yeşil kart başvurusu sırasında referans mektuplarından birini kaleme alan (eski CIA yetkilisi) Graham Fuller’ın Türkiye’de olup olmaması da ABD’yi ‘bağlayan’ bir durum değil. Bass, “O gece Sayın Fuller’in Türkiye’de olduğundan haberim yok. Doğrusunu söylemek gerekirse burada olsaydı da bizim pozisyonumuzu değiştirmezdi. Şu an ABD hükümeti ile hiçbir alakası yok, kendisi eski bir hükümet yetkilisidir. Sayın Fuller ya da başka isimlerin darbe girişimi gerçekleşirken Türkiye’de olup olmadığından da bağımsız olarak ABD’nin bu işten çıkar sağlayacağına yönelik çok fena yorumlar bazı kişiler tarafından bazı Amerikan medya kuruluşlarında dillendirildi. Bunların hiçbiri ABD yönetiminin görüşlerini yansıtmıyor” dedi.
İncirlik’teki ABD’li askerler darbe girişimini televizyondan öğrenmiş: Bir şeyler oluyor
Yeni Şafak’ın ‘darbeci’ ilan ettiği ABD’li komutan: Cevap vermeye bile değmez