Türkiye’de iktidarın sığınmacı politikasını eleştirmek muhalefetin elbette demokratik hakkı. Bu hak, demokratik kültürü yabancı düşmanlığına savurmayacak şekilde kullanılmalı. Bugünlerde Ensar-Muhacir kardeşliği dilini eleştirmek moda. Halbuki AK Parti’nin uyum ve geri dönüşü birlikte uygulayan sığınmacı politikası bu “kardeşlik” söylemi ve Erdoğan’ın liderliği sayesinde bu topraklarda şimdiye kadar ırkçılığı, yabancı düşmanlığını engelledi. Amacı sığınmacıları kalıcı hale getirmek değil. Sığınmacıları gönüllü şekilde geri döndürecek politika planlı ve sağduyulu olmak zorunda. “İstila” söylemini yaygınlaştıranlar Erdoğan’a muhalefet adına makul olmanın ortak zeminini tahrip ediyor. Ne yazık ki “istila” söyleminin önünü açan CHP ve İP oldu. DEVA, GP ve SP sesini çıkaramıyor. HDP’nin tek bildiği ayrılıkçı ve sol görünümlü azgın milliyetçilik. Bazı sol-liberal kesimlerden cılız itirazlar geliyor, ancak etkili bir dil kuramıyorlar. Hem demokrasimizi hedef alacak kaos planlarını hem de yabancı düşmanlığını engellemek için bu ideolojik kavgayı kontrol altına almak zorundayız.