Burak Tayiz: Çocuk meselesi temsille, sembolle, törenle konuşulabilecek bir başlık olmaktan çıktı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

23 Nisan geldiğinde yine çocuklardan söz edeceğiz. Fakat çocuklar hak­kında kurduğumuz cümlelerle çocukların yaşadığı hayat arasında giderek büyüyen bir mesafe var.

O mesafeye bakmadan ya­pılacak her 23 Nisan konuşması eksik ka­lacak. Çünkü bugün çocuk meselesi yalnız­ca temsille, sembolle, törenle konuşulabi­lecek bir başlık olmaktan çıktı.

Nisan 2026 itibarıyla çocukların suça karışması­na ilişkin en güncel ayrıntılı resmî kolluk verisi 2024 yılına ait. TÜİK’in 2025’te ya­yımladığı metodoloji notuna göre 2024’te güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 612 bin 651 olarak kayıtlı.

Bu rakamlar, çocuklarla ilgili mese­lenin münferit olaylar toplamı olmadığına dair bir gösterge. Burada artık çocukların, giderek daha yoğun biçimde güvenlik, yargı ve mağduriyet alanına temas ettiği yapısal bir tablodan söz ediyoruz.

Daha da dikkat çekici olan ise şu: güven­lik birimine gelen veya getirilen çocuk sa­yısı 2023’te 178 bin 834 iken 2024’te 202 bin 785’e çıkmış.

Karşımızda, şiddetin yaygınlaştığı ve kı­rılmanın gündelik hayatın içine yerleşti­ği bir çevresel yapı var. Çocuk, çoğu zaman kendi başına bir başlangıç noktası değil; ye­tişkin dünyasının ihmalini, eşitsizliğini ve dağınıklığını erken yaşta devralan bir so­nuç. 

Burak Tayiz’in yazısı