Davos’ta ‘ikrar edilenleri’ görmezden gelmekteki sinsi ısrar, artık bilgisizlikle açıklanamaz.
Bu, ‘bilgiyi siyasetsizleştirerek etkisizleştirme stratejisinin’ bir parçası.
Herkesin bildiği ama kimsenin sonuçlarına katlanmak istemediği gerçekler orada açıkça söyleniyor:
Gelir uçurumu, borç rejimleri, yapay zekânın istihdamı eritmesi, iklim çöküşü, jeopolitik parçalanma…
Bunlar artık ‘uyarı’ değil, ‘itiraf’.
Ama ‘bal tutmuş parmağını yalamayı sürdürmekte direnen’ birileri, bedeli bugünden ödemek yerine geleceğe ihale etmek istiyorlar.
Siyasal hayal gücü yoksunluğu, mevcut düzen dışında bir toplumsal örgütlenme tahayyül edilemediği için, felaket bile statükoyu sarsmaya yetmiyor.
Davos dili hem sorunu kabul etti hem de onu yönetilebilir bir görüntüye indirgedi.
Hegemonların işine gelen, ya da ‘ellerinde kalan yegâne kart’ bu.