Britanya’da dün gerçekleşen ve Avrupa Birliği’nden ayrılma yanlılarının galip çıktığı referandumun ardından, AB üyesi ülkelerin liderlerinin yaptıkları açıklamalarda ‘AB’de kalma’ ve ‘reform’ mesajları hakimdi.

Avrupa’nın en güçlü iki ismi, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande henüz bir açıklama yapmazken, Elysee Sarayı’ndan Merkel’in Hollande ile telefonda görüştüğü açıklaması yapıldı. Hollande’ın ilk açıklamayı öğle saatlerinde yapması bekleniyor.
Trump’a göre ayrılık kararı ‘harika bir şey’
ABD’nin Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde muhafakarların adayı olması kesinleşen Donald Trump, Britanyalıların ayrılma kararıyla ‘ülkelerinin kontrolünü geri aldıklarını’ savundu, “Tıpkı bizim de Amerika’yı geri alacağımız gibi. Oyun yok” dedi.
Anne tarafından aslen İskoçyalı olan Trump, Turnberry bölgesinde bir golf sahasının açılışı için İskoçya’da bulunuyordu. Britanya’nın ayrılık kararını “Bu harika bir şey” diye tanımlayan Trump, şöyle devam etti: “Tüm dünyada insanlar öfkeli. Hudutlara, ülkelerine gelip ele geçiren insanlara öfkeli. Kim olduklarını bile kimse bilmiyor. Birçok şeye öfkeliler.” Amerika’yı mı yoksa Britanya’yı mı kast ettiğinin sorulması üzerine de Trump, “Daha birçok yer var. Bu son olmayacak” dedi.
Trump’ın ata toprağı İskoçya’da nüfusun yüzde 62’si AB’de kalmaktan yana oy kullandı.
ABD Başkanı Barack Obama’dan ise konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmedi.
Birliğin arkasındaki ruhu anımsama vakti
İtalya başbakanı Matteo Renzi ise yaptığı ilk açıklamada Brexit’in ardından birliğin daha ‘adil ve insani’ olacak şekilde yön değiştirmesi gerektiğini söyledi, “Avrupa bizim evimiz, geleceğimiz” diye konuştu.
Pazar günü seçimlerin tekrar edileceği İspanya’nın başbakanı Mariano Rajoy ise ‘AB’nin ekonomik büyüme, istihdam ve daha sıkı bir entegrasyon için reforme edilmesi gerektiği’ yorumunu yaptı.
Rajoy, sonucun ardından tüm üyeleri birliğin arkasındaki ruhu anımsamaya ve güçlendirmeye sevk etmesi gerektiğini de belirtti, pazar günkü seçim sonuçlarının da İspanya’nın birlikte kalma iradesine etki etmeyeceğini vurguladı.

AB için bir ‘uyanış’ olmalı
Bir süre önce AB’den ayrılığın ciddi bir ihtimal haline geldiği Yunanistan’ın Başbakanı Aleksis Çipras, daha iyi bir Avrupa için ‘yeni bir vizyona’ ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Avusturya Başbakanı Kern, Brexit oylamasının ardından bir domino etkisi olması için kaygılanmaya gerek olmadığını söylerken, Avusturya’da ‘AB’de kalmak ya da ayrılmaya’ yönelik bir referandum gerçekleşmeyeceğini söyledi.
Kuzey ülkelerinden de genel olarak birlik ruhuna işaret eden açıklamalar geldi.
İsveç Başbakanı Stefan Löfven, Brexit kararının AB için bir ‘uyanış’ olması gerektiğini ifade ederek, blogun insanların beklentilerine karşılık verebileceğini göstermesi gerektiğini dile getirdi.
Estonya Başbakanı Taavi Roivas, Avrupa Birliği’nin Britanya’nın ayrılmasının ardından kaybedilmemesi gereken birliğini ‘muhafaza etmek’ için çok çaba gerekeceğini söyledi.
Refah devletine dönüş sinyali
Hollanda başbakanı Mark Rutte, referandumdan çıkan kararın ‘geri dönülemez’ olduğunun altını çizerek, kararın birlik içinde tatminsizlik yaşayan diğer ülkeleri de kışkırtma tehlikesi taşıdığına dikkat çekti, bunlardan birinin de kendi ülkesi olduğunu söyledi. Rutte’nin başkanı olduğu liberal parti, seçim anketlerinde Geert Wilders liderliğindeki sağ popülist AB karşıtı partinin gerisinde gözüküyor. Kararın birliği daha fazla refah için reforma yönlendirmesi gerektiğini dile getiren Rutte, ülkenin birlikten ayrılma sürecinin önümüzdeki yıl yapılacak Almanya seçimlerinden sonra gerçekleşeceği tahminini paylaştı.
Çek başbakan Bohuslav Sobotka da reform sinyali verenlerdendi. AB’nin sadece Brexit kararından ötürü değil, kendi vatandaşları için ivedilikle değişmesi gerektiğini söyleyen Sobotka, bloğun gelecekte, ‘Daha hızlı hareket eden, daha esnek, daha az bürokratik, çeşitliliklere karşı daha duyarlı’ bir hale gelmesi gerektiğini savundu.
Polonya Başbakanı Witold Waszczykowski de Britanya’nın birlikten ayrılmasının 15 yıla kadar yayılabileceğini bildirdi.