Böyle buyurdu Yeni Şafak'ın 'kaptan'ı: Öğrenciler! Onların derslerine girmeyin

 

Hükümete yakın çizgideki Yeni Şafak’ın genel yayın yönetmeni İbrahim Karagül, öğrencilere ‘Bu suça ortak olmayacağız’ diyen bildiriye imza attıkları gerekçesiyle haklarında sayısız soruşturma açılan akademisyenlerin derslerine girmeme çağrısı yaptı.

Aydın olmak bu ülkede ‘ucuz’ değil

ibrahim karagul

Bugünkü köşesinde konuya yer veren Karagül, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘aydın müsveddesi‘ diyerek hedef göstermesiyle yaylım ateşine tutulan, haklarında onlarca soruşturma açılan akademisyenlere yüklendi.

‘Aydın’ tanımını “Elleri kanamaz, yürekleri sızlamaz, kafa konforları bozulmaz, dokunulmazlıklarına halel gelmez, ne olursa olsun içi boş süslü cümlelerle yine yolunu bulurlar. Ölen ölür, ağlayan ağlar, memleketin derdi onların semtine bile uğramaz” diye yapan Karagül, artık böyle sürmeyeceğini, ‘o konforun olmayacağını’ yazdı.

Artık bedel ödeme dönemine girildiğini, herkesin ülkesi için bedel ödemesi gerektiğini yazan Karagül, şöyle devam etti: “Aydın olmak onurlu olmaktır. Aydın olmak ülkesini milletini küçümsemek, onlara tepeden bakmak, ülkesini dünyaya şikayet etmek, oralardan payeler kapmak değildir. Artık aydın olmak bu ülkede ‘ucuz’ değildir. Devletle hesaplaşma, onu eleştirme adına millet düşmanlığı yapmak, iç işgalcilere ve dışarıdan çevreleme yapanlara malzeme üretmek değildir. Aydın olmak bir terör örgütüne arka çıkmak değildir. Bu hastalıklı bir düşüncedir.”

‘Öğrenciler! Onların derslerine girmeyin!’

Bu noktada sözü akademisyenlerin ders verdiği öğrencilere getiren Yeni Şafak’ın genel yayın yönetmeni, öğrencilerden bildiriyi imzalayan akademisyenlerin derslerine girmemelerini istedi.

‘Öğrenciler! Onların derslerine girmeyin!’ diye yazan Karagül, “Buradan ülkesine ve milletine bağlı üniversite öğrencilerine bir çağrı yapmak istiyorum: O bildiriye imza atan akademisyenlerin hiç birinin dersine girmeyin. Teröre arka çıkan, bunu barış kavramının arkasına gizleyen isimlerin derslerini boykot edin. Onlara saygı duymayın. Onları sorgulayın. Onların size bir değer aktaramayacağını bilin. Onları yok sayın” diye yazdı.

Karagül,  Sultanahmet’te 10 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyla, PKK’nın ve akademisyenlerin bildirisinin ‘bağlantılı’ olduğunu öne sürüp şöyle devam etti: “Entelektüel terörle PKK arasındaki ilişki bugün Türkiye’ye yönelen en öncelikli tehditlerden biridir. Bu bir ‘iç işgal operasyonu’dur. IŞİD terörü de bunlarla bağlantılıdır. IŞİD Türkiye’yi içeriden vururken, yaptığı her saldırı, her eylem entelektüel terör ve PKK/PYD üzerinden yürütülen hesapları tamamlar niteliktedir. Sultanahmet’teki saldırı ile önceki gece Diyarbakır’daki sivillere yönelen saldırı arasında, bin 128 kişilik imza arasında bir bağ olduğu aşikardır.”