Siirt’te 19 Ağustos günü PKK saldırısında hayatını kaybeden Jandarma Er Recep Beycur ile 5 Eylül günü güvenlik güçlerince öldürülen PKK’lı kuzeni Rıdvan İpek’in yan yana bulunan mezarlarının başında aileleri ‘barış nöbeti ‘ tuttu.
Beş saatlik simgesel nöbet

İnsan Hakları Derneği Erzurum Şube Başkanı Medeni Aygül, 14 dernek üyesiyle birlikte, Beycur ve İpek ailelerine taziye ziyaretinde bulunmak için Erzurum’un Karaçoban ilçesine bağlı Kırımkaya köyüne gitti.
Rıdvan ile Recep’in anne ve babası, İHD Erzurum Şube Başkanı Medeni Aygül, dernek üyeleri ve yakınlarıyla birlikte el ele tutuşarak çocuklarını 20 metre arayla gömdükleri köy mezarlığına gitti. İki teyze çocuğunun ailesi, İHD üyeleriyle birlikte saat 17:00’den akşam 22:00’ye kadar Rıdvan ve Recep’in mezarları başında simgesel barış nöbeti tuttu.
Çocuklarının mezarı başında ‘barış nöbeti’ tutan PKK’lı Rıdvan İpek’in babası Ramis İpek, “Bizim ciğerimiz yandı, başkanın yanmasın. Herkesi duyarlı olmaya çağırıyorum. Bu savaşta kimse karlı çıkamaz. Her kim olursa olsun tüm savaşlardan zararlı çıkar. Bu çok ağrı bir yüktür. Altına giren kalkamaz. Türk olsun Kürt olsun kimse kimseye zulüm yapmasın. İnşallah başkalarının ciğerinin yanmasına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.
Recep hep Rıdvan’dan bahsederdi

Recep ile Rıdvan’ın çocuklarından beri çok samimi olduklarını kaydeden baba İpek, “Küçükken birlikte oynayarak büyüdüler. Beraber okullara gittiler. Beraber gurbette çalıştılar. 2012 de Rıdvan PKK’ya katıldı. Recep çok zaman Rıdvan’dan bahsediyor ve ‘Böyle bir arkadaşım nasıl gitti. Göremiyoruz, üzgünüz’ diyordu. Ama maalesef ayın 19 da Recep’i kaybettik. 1 hafta sonra da Rıdvan’ı. İnşallah bunlar son kayıplar olsun, barış olsun, kardeşlik olsun” dedi.
‘Niye çocuklarımız öldü?’

Anne Adul İpek ise, “Gidip orada Rıdvan’ı hemen burada ise Recep’i görüyorum. İkisi bir mahallenin, bir evin çocuğuydu. Bir kapta yemek yediler. Bir evde büyüdüler. Bir okulda okudular. Bir iş yerinde çalıştılar. Hani suçumuz ne? Niye çocuklarımız öldü? Niye ciğerimiz yandı? Hani barış olacaktı? Ne zamana kadar sürecek?” diye isyan etti.
Anne İpek, annelerin biraraya gelmesi gerektiğini belirterek, “Asker anneleri, polis anneleri beraber el ele verelim. Çıkalım meclise kadar gidelim. Diyelim ki ‘Barış olsun, kan akmasın, evlatlarımız ölmesin” diye konuştu.
İpek ailesiyle aynı dilekleri paylaştıklarını belirten Recep Beycur’un anne ve babası Seyran-Selahhattin Beycur da, “İnşallah bunlar son olur. Bizim feryadımız barışın hemen gelmesi. Bizim ciğerimiz yandı başkanısın yanmasın” dedi.
‘Bu aptal kör dövüşü son bulana kadar…’
İnsan Hakları Derneği Şube Başkanı Medeni Aygül de şunları söyledi: “40 yılı aşkın bir süredir devam eden bu savaşın kazananı olmamıştır. Bilakis bu kirli savaşta yitirdiğimiz insanlar, ödetilen bedeller, insana, doğaya, bütün canlılara verilen zarar bu savaşın kaybedeni olmuştur. Israrla savaşı isteyen kesimlere soruyoruz. Bu iki gencecik insanın toprağa düşen bedenlerini vicdanınız nasıl kabul ediyor? Hemen yanımızda bulunan mezarlıkta yan yana yatan bu iki insanın yaşam haklarının ellerinden alınmasının, ailelerine, sevenlerine yaşatılan bu zulmün hesabını verebiliyor musunuz? Bu aptal kör dövüşünü sonlandırana kadar alanlarda barış nöbetinde olduğumuzu ifade etmek istiyoruz.”
Yapılan konuşmaların ardından dün saat 17.00’de mezarlıkta başlayan ‘barış nöbeti’ 22.00’de sona erdi.