Bir gazeteci daha hakim karşısında: Görev yapmam engellendi, yargılanacaklar

Çoklu baro yasasını protesto eden baro başkanlarının Meclis önündeki eylemini takip ederken gözaltına alınıp dava açılan gazeteci Sibel Hürtaş, gözaltı işlemini yapan polisler için “Yargılanacaklar” dedi.

Fotoğraf: Altan Sancar / Diken

Hürtaş, gözaltı aracında boğazı sıkılarak işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirtmişti. Polisler hakkındaki suç duyurusu için takipsizlik kararı verilen Hürtaş’a ‘kamu görevlisine direnme’ suçlamasıyla üç yıl hapis talebiyle dava açılmıştı.

Davanın ilk duruşması bugün Ankara 37’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmadan söz alan Hürtaş, gözaltı esnasında ve sonrasında kötü muamele gördüğüne, iki günlük ‘iş göremez raporu’ aldığına dikkat çekti. Hürtaş, polis aracında, polis memurları tarafından ağzının ve burnunun kapatıldığını, bu sırada nefessiz bırakıldığı söyledi.

Hürtaş, nefesinin kesildiğini belirttiğinde ise araçtaki kadın polis memurunun kendisine “Öl, senin ölmeni istiyorum” dediğini aktardı.

Hürtaş iddianamede yer alan ve polis memurlarına yönelik söylediği iddia edilen “Yargılanacaksınız” sözü için de şunları kaydetti: “Bana yapılan müdahale, pandemi sebebiyle değil, gazetecilik faaliyetimi engellemek içindir. Bu dava gazeteciliğin kriminalize edilmesinin bir parçasıdır. Gazetecilik suç değildir. Polis memurları işkence yaptıkları, görev yapmamı engelledikleri için yargılanacaklar. Yaptığım suç duyurusu takipsizlikle sonuçlanmış olsa da bir gün yargılanacaklar.”

Mahkeme başkanı bu sırada olay yeri kamera kayıtlarının çözümlerini okudu ve Hürtaş’ın beş polis tarafından zor kullanılarak polis aracına bindirildiği bilgisinin yer aldığını dile getirdi.

Hürtaş’ın ardından söz alan müşteki polis ise Hürtaş’tan şikâyetçi olmadığını, gözaltına direndiği sırada Hürtaş’ın polisleri darp etmediğini belirtti.

Hürtaş’ın avukatları polise, “Polis memuru, ‘Milletvekillerini engelledik’ dedi. Vekillerin engellemesi veya polislerin vekilleri engellemesi söz konusu mudur?” diye sordu. Polis memuru ise “Kimin vekil olup olmadığını bilmiyordum. Yüzlerde maske vardı” cevabını verdi.

Müşteki ardından söz alan Hürtaş’ın avukatı Sercan Aran, güvenlik şube müdürü S.Ç.’nin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Ayrıca görüntü çözümlemesi yapan isim ile müşteki polisle imza ve isim benzerliği soruldu. Polis memuru, isim benzerliği olduğunu ve çözümlemeyi kendisinin yapmadığını söyledi.

10 suç duyurusu

Aran savunmasında, şunları aktardı: “Ankara’da gazeteciler sürekli olarak engelleniyor. Toplumsal eylemleri görüntülemek isteyen basın her eylemde engellenmekte. Hürtaş da bunun aynısını yaşadı. Kolluk kuvvetlerinin uyguladığı şiddet, kendileri eliyle engelleniyor. TGS’nin Ankara’daki 10 ayrı olayda polislerin gazetecilere yönelik muamelesine dair suç duyurusu vardır ve soruşturma devam ediyor.”

Ankara Barosu Toplumsal Dava ve Hukuk Araştırmaları Merkezi (TODAM) adına müdafilik üstlenen avukat Doğan Erkan ise baro eylemlerinin kamusal yarar içerdiğine dikkat çekerek Hürtaş’ın bunları haberleştirerek kamusal görev yaptığını dile getirdi.

Erkan, şunları dile getirdi: “Kolluk zor kullanırken yasal sınırı aşıyorsa direnç gösterilebilir. Pandemi cezası için yakalama yapılamaz. Fotoğraf çekilir ve gönderilir. Yetki aşıldığı için yasadışı şiddete maruz kalan kişi direnme hakkına kavuşmuş olur. Olması gereken, polis memurlarının gazetecilerin rahat görüntü almasını sağlamaktır. Ancak tersine davranıyor ve siyasal saiklerle hareket ediliyor. Biz polislerin suç işlediğini düşünüyoruz.”

İfade ve savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, S.Ç.’nin tanık olarak dinlenmesine, duruşmaya gelmeyen müşteki polis memurlarının kısa mesaj uyarısıyla duruşmaya zorla getirilmesine karar vererek duruşmayı 12 Nisan 2022’ye erteledi.

Ankara’da Meclis’e yürümek isteyen avukatlara müdahale