Bugün hâlâ tarım arazisinin değerini çoğunlukla dönüm fiyatıyla ölçüyoruz. Oysa yarının tarımında bir arazinin gerçek değerini belki de şu belirleyecek: Bir metreküp suyla ne kadar gıda üretebildiği, ne kadar gelir yaratabildiği ve ne kadar ihracat yapabildiği. Az suyla üretilen, yüksek değer yaratan ve dünyada karşılığı olan ürün olacak.
Tarım dünyasında büyük bir değişim yaşanıyor. Bu değişim tarlada, serada ya da fabrikada başlamıyor. Önce hesap kitapta başlıyor. Eskiden tarım politikalarının temel sorusu şuydu: Ne kadar üretebiliriz? Sonra bu soruya bir yenisi eklendi: Ne kadar satabiliriz?
Şimdi ise dünyanın önündeki soru giderek değişiyor: Bunu ne kadar suyla üretebiliriz? Bence önümüzdeki 20 yılın tarım politikalarını belirleyecek en önemli sorulardan biri bu olacak. Çünkü su artık yalnızca çevre politikalarının konusu değil. Su; gıda güvenliği, enerji, sanayi, ticaret, ihracat ve hatta ülkelerin ekonomik güvenliğiyle doğrudan bağlantılı hale geliyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 16 Eylül’deki 2026 Avrupa Birliği’nin Durumu konuşmasında iklim değişikliğinin etkilerine karşı yeni adımlar açıklarken Avrupa çapında yeni bir Su Girişimi hazırlanacağını duyurdu.