Eski ABD Başkanı Abraham Lincoln’ın söylediği gibi, “En sonunda önemli olan hayatınızın içindeki yıllar değil, yıllarınızın içindeki hayattır“. Lincoln’e katılmakla birlikte neden ikisine de sahip olmayalım ki? Gelişen tıp ve kendimize nasıl bakacağımıza dair aldığımız iyi eğitim sayesinde artık daha uzun ve daha sağlıklı yaşıyoruz. Yine de günlük hayattaki ‘küçük’ birkaç alışkanlığımızı değiştirerek yaşam süremizi biraz daha uzatabiliriz.
– Kumandadan uzaklaşın: Avustralya’da 8.800 kişiyle yapılan araştırma televizyon önünde geçirilen saatlerle erken ölüm ve kalp rahatsızlığı riskleri arasındaki bağlantıyı ortaya koydu. Günde dört ya da daha fazla saati ekran karşısında geçirenlerin ölüm ihtimallerinin televizyon sürelerini iki saate kıyaslayanlara nazaran yüzde 50 daha fazla olduğu saptandı. Biliminsanlarına göre, televizyon izlediğiniz ekstradan her bir saat yüzde 11 oranında ölüme yaklaştırıyor.
– Her gün bir avuç dolusu kuruyemiş (fındık, badem, ceviz) yiyin: Omega 3’ün faydası herkes tarafından bilinen bir gerçek. Balıklarda bolca bulunan bu faydalı yağı bu yolla alamıyorsanız fındık, badem veya cevizi menünüze eklemelisiniz. Harvard Üniversitesi’nden araştırmacılar, her gün bunları tüketen insanların yaşam beklentilerinde yüzde 20’lik bir artış olduğunu söylüyor.
– Kırmız eti azaltın: Düzenli ve bol miktarda kırmızı et tüketenler üzerinde yapılan bir araştırma, bu insanların kalp rahatsızlığı ve kansere yakalanma ihtimallerinin daha fazla olduğunu gösteriyor. Her gün kırmızı et tüketenlerde bu hastalıklara yakalanma ihtimali yüzde 13 artarken, sosis veya salam gibi işlenmiş kırmızı et tüketenlerde ise yüzde 20’lere kadar çıkıyor.
– Yürüyüşe, koşuya çıkın: Egzersiz sonrası salgılanan endorfin zihni temizliyor, tansiyonu düşürüyor. Araştırmalara göre haftada sadece birkaç saat koşu yapmak bile erkeklerin ömrünü altı yıla, kadınlarınsa beş yıla kadar uzatıyor.
– Meditasyona vakit ayırın: Califonia-Davis Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, düzenli meditasyon yapanların yaşam kalitesi artıyor. Stresin ve tansiyonun azalması da hastalıklara yakalanma ihtimalini düşürüyor.

