Berna Can: Sağ siyaset ve içerisinde olanlar yalnızca güce evrilir!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Politik hafızası olmayanlar için, toplumsal hafızayı anlamak ve yönetmek zordur. Siyaset ilmi bir labirent gibidir. Girişi bulması kolay ancak çıkışı…Ancak çıkışı birkaç farklı noktadan olabilir. Labirente giren siyasi figürlerin hangi noktadan fakat mutlak hangi noktadan(!) çıkacağını bilmek ise politik doğruculuk yapmayan, hafıza sahibi insanların ve tıpkı Bozkurt’un gazetecilik deneyimine sahip kişilerin işidir.

İş bu sebeple Akşener’in ‘Külliye’ fotoğrafına bakıp ‘Sağ siyaset sağcılığını yaptı’ demekle, ‘Zaten bunu yapacaktı’ diyen arasında fersah fersah fark vardır. Ki ‘Zaten bunu yapacaktı’ diyen o siyasetçinin labirentin hangi mutlak çıkışından çıkacağını bilen insandır.

Benim içinse çıkış noktaları üzerine tahminim ideolojimin bir yansımasıdır. Ben bildim bileli sağ siyaset ve içerisinde olanlar yalnızca güce evrilir! Güç nerede toplanmış ise o çıkışı bulurlar, bu davranış hali içgüdüseldir kaçamazlar. Doktrinleri de bunu gerektirir.

Lider, doktrin, teşkilat der kolaya kaçarlar… Ben labirentin neresinden çıkacaklarını tam da buradan kestiriyorum. Tavsiyemdir, bir de bu açıdan bakın. İlmini okumuş olsam da ideolojim sayesinde pek yanılmadım.

Gel zaman git zaman; o gözyaşları ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun da talimatıyla İYİ Parti’ye geçerek ‘demokrasi destanı yazan’ o vekiller önce birer kahraman, ardına ‘Ömer Seyfettin diyeti mi bu, öde öde bitmedi’ denilen insanlara döndü. ‘Yüzündü Rabbi Yessir’ görünenler ‘2019’da yapacağımı yaptım’ denilen insana evrildi.

İYİ Parti dedin, Meral Ablamız dedin, her şeye rağmen oy verdin, İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz ‘Yuvama dönüyorum’ dedi.

Hadi itiraf edeyim; bana bile ağır geldi bu ‘Yuvama dönüyorum’ sevinci. İYİ Partili seçmenin halini düşünemiyorum. Neden gelmişti ki? Kim getirmişti? Tarlada izi var mıydı ki, harmanda söz sahibi edildi. Haydi, Kemal Kılıçdaroğlu’na vurmayanı linç ediyorlar madem ben de vurayım. Sebebi mümessili odur, evet!

Geçmiş olsun canım memleketim, meclis aritmetiği değişti. Siz iyisi mi Can Atalay’ı serbest bıraktıracak toplumsal muhalefeti sağlayın. Verdiğiniz her oya değecek yegane vekil olduğunu göreceksiniz.

Deva Partisi’nin hakkını hiç yemeyin tek bir geri adım atan olmadı içlerinden, DEM Parti tüm baskılara rağmen siyaset yapıyor muhalefette, algıya kanıp yaftalamayın. Bu ülkenin solu hala var. Tıpkı bu transferleri duydukça sıkışan kalbinizin temsili yerindeki sol. TKP’Sİ, SOL Partisi, EMEP’i …

Bir de bizler varız. Bir avuç kalmış olsak bile sahte muhalif olmayan, kalemini üç kuruşa satmayan, dava dosyalarında avukat arkadaşlarımız olmasa dilekçe yazdıramayan bizler. Şimdiler Sayın Akşener dava üstüne dava açıyor. Gazetecilerden hızını alamadı, sıra siyasetçilere geldi belli ki.

Açınız Sayın Akşener, açınız fakat şunu unutmayınız; verdiğiniz pozlar ve muhalefette konuşlanırken bizzat onayınızla aday gösterdiğiniz isimler ortada duruyorken geçtim kendi seçmeninizi sizin havuzunuza oy verenler iki dünyada da sizden davacı biliniz!

Berna Can’ın yazısı