Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Bugün Türkiye’nin içine sürüklendiği felaket tablosunu değiştirmeden anayasa değişikliğine öyle veya böyle, ucundan kıyısından teşne olanlar karanlığın normalleştirilmesinde pay sahibi değiller midir? Aklınızı mı kaçırdınız? Böyle bir Türkiye’nin anayasasını mı yazacaksınız? Yenidoğan bebekleri, Narin’leri, Rabia Naz’ları, Sıla’ları, Gülistan’ları, Rojin’leri ve daha nicelerini katleden sisteme tüy mü dikeceksiniz? Üstelik bunu “12 Eylül anayasasının değiştirilmesi gerek, cunta anayasası ortadan kaldırılmalı” diyerek mi yapacaksınız? Bu yapılanın 12 Eylül’de oturup cuntacılarla anayasa yazmaktan bir farkı var mı?
Bu yazacağınız anayasanın eğitim ve sağlık hizmetlerindeki özelleştirmeleri hedef alacağını, vahşi sömürü koşullarını en azından hafifleteceğini, toplumu karanlığa boğan tarikat düzeni ile hesaplaşacağını, emperyalist vesayet odaklarının oyuncağı olmuş Türkiye’nin bağımsızlığına vurgu yapacağını söyleyin hadi! Ya da siz söylemeden biz söyleyelim. Biz bu çarkı geriye çevirmeden bu ülkenin haramilerine yeni anayasa yazdırmayacağız. Bu çark geriye döndüğünde yani Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları sırtlarındaki asalaklarlardan kurtulduklarında, işte o güzel Türkiye için yeni bir anayasa yazılacak elbette.
Bugün bu haramilerin düzenini meşrulaştırma pahasına kendi ince hesapları, dar çıkarları için anayasa gündemini kaldıraç olarak kullanmaya niyetlenenleri halkımız görüyor. Bu Türkiye’yi ateşe atmaktır, halkımızı daha da ağır bir tabloya fütursuzca sürüklemektir. Tarih karşısında hesabı da ağır olacaktır. Amerikancılık, piyasacılık ve tarikatçılık Türkiye’yi bu hale getiren saldırının ayakları. Kaynakları da bir: Sermaye sınıfı! Bunun anayasasını yazdırmayız.