2019 yılında İkizköy halkına, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine yakıt temin etmek amacıyla maden sahasının genişletileceği için topraklarını Limak ve IC İçtaş’a satmaları söylendiğinde geriye kalan tek seçenek ölüme karşı koymaktı. Teklifi geri çeviren yurttaşlar, yargıya yaptıkları başvurulardan sonuç alamayınca direnişe geçtiler. Çoktan kapanmış olması gereken ama devletin hukuksuzlukta ısrar etmesi nedeniyle zehir saçmaya devam eden bu ölüm makinelerine halkın örgütlü gücüyle karşı konulmaya başlandı.
Muğla halkı termik santralin, maden sahasının, fosil yakıtların ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Çünkü cehennemi gördüler. Ağaçlara sıkı sıkıya sarılmaları bu yüzden. Neyle karşı karşıya kaldıklarının, kaybederlerse geri dönüşün mümkün olamayacağının farkındalar. Aslında ağaca değil yaşama sarılıyorlar. Akbelen meselesi, memleket meselesidir; sermayenin azgın saldırılarına karşı yurttaşın yaşam çığlığıdır. O ağaçlara herkes aynı inanç ve dirençle sarılmalı. Bu ülke insanının ranta, talana ve sömürüye verecek bir günü bile yok artık.