İktidar görmeyen, duymayan, bilmeyen, tartışmayan, organize olamayan, ortak bir hedefe kilitlenemeyen ve tabiri caizse başı kesilmiş tavuk gibi hareket eden bir muhalefet istiyor. Bunun için de bilgi trafiğine, bilginin üretildiği ve yaygınlaştırıldığı merkezlere saldırılar düzenleniyor.
Bu atmosferde en önemlisi, değişim umudunu ve ülkeye dair inancı canlı tutabilmek. Ancak bu hamasi söylemlerle, demagojiyle sağlanamaz. Halkın umudu kararlı, dirençli ve tavizsiz bir muhalefetle büyütülebilir.
İktidarın karşısında teslim olmayan, karanlığı kabullenmeyen, demokraside, adalette, eşitlikte ve özgürlükte ısrarcı toplumsal kesimler, böyle bir muhalefeti ancak kendi iradeleriyle yaratabilir. Dolayısıyla ses çıkarmak ve tüm yıldırma politikalarına rağmen ülkeden vazgeçilmeyeceğini gösterme zamanıdır.
Bu akşam saat 19.00’da Halk TV’nin önünde, 24 Ekim Cumartesi ise saat 14.00’te İstanbul, Ankara, İzmir, Van, Diyarbakır ve birçok kentte yaşananlar karşısında bir irade sergilenecek. Eylem meşru bir haktır, alanlarda olmak da demokrasiden yana olan yurttaşlara düşen görevdir.
Memleketin güzel yarınları, halk iradesinin güçlenmesine ve dayanışmanın yaygınlaşmasına bağlıdır. Onurlu bir geleceği, toplumun onurlu duruşu yaratabilir. Yan yana gelmekten, haksızlıklara karşı birleşmekten ve bedel ödeyen insanlara sahip çıkmaktan başka çıkar yol yok.
Halk ülkesine ve geleceğine sahip çıkarsa, ne kadar pervasız olursa olsun hiçbir saldırı amacına ulaşamaz.