Biz sizin ne ‘kalkışmanızdan’, ne de ‘demokrasi zaferinizden’ bir şey anlamadık…
Çünkü bizim “kalkışmamızda” kurşun olmaz… Marş olur… Şiir olur… Mizah olur… Karanfil olur…
Sizin ‘demokrasinizden’ de bir şey anlamadık… ‘Demokrasi zaferi’ diye boğaz kesmek olmaz bizde… Kendisine kurşun sıkan polis yaralandığında, sırtlarına alıp hastaneye yetiştirdi delikanlılarımız… Çocuklarımız gerektiğinde ‘Demokrasi’ diye öldüler, ama yine de ‘Demokrasi zaferidir’ diye öldürmediler…
Bizim başkaldırımız da demokrasimizde de sizinkilere benzemez… Linç olmaz… Satır olmaz… Pala olmaz… Boğaz kesmek olmaz…
Bu bakımdan cenazedeki imamın “Bizi bilhassa okumuşların şerrinden koru Ya Rabbim” demesi normaldir… ‘Okumuşlar’ o sokaklarda değildi… Sokaklar şiddete kaldı…