Ölüler toprakta çürüdü. Dirilerin yaşamı soldu. Gemiler ise yüzmeye devam ediyor.
Peki şimdi ne olacak? Sallanan yeri mi suçlu ilan edeceğiz? Yoksa vergi toplarken, ceza keserken gördüğümüz devlet görevlilerinin depremin sorumluluğunu üstlenmesi gerekmez mi?
Yanıtı var. Üstelik dünyaya Türkiye’nin emsal olduğu bir karar. Elbette depremle ilgili.
1999 depreminin sembolüydü Veli Göçer. Çınarcık’ta yaptığı siteler çökmüş, insanlar ölmüştü. Göçer yargılandı, hapis yattı. Ama binaları dikerken seyredenler, ona inşaat izinleri verenler, insanlar satın alırken dur demeyenler yargı önüne çıkarılamadı.
Aslında herkes Veli Göçer’in usulsüz işler yaptığını biliyordu. Belediye meclisine geldiğinde, o günkü Belediye Başkanı Ahmet Yaşar Birinci, meclis üyeleriyle tartışmıştı. “Benden önce başlamış” diyerek elini yıkamıştı. Suçladığı eski başkan Turgut Kurt’tu.
Aslında henüz deprem olmadan önce başkan Ahmet Yaşar Birinci hakkında 1995-1996 yıllarındaki imar usulsüzlükleri nedeniyle yargılama süreci başlamıştı. Birinci, 35 ay hapis cezası aldı, ertelendi. Ancak bu yargılamanın depremle bir ilgisi yoktu. Ölenlerin yakınları, belediye başkanının, deprem binalarına göz yumarak ölüme sebebiyet verdiği için Veli Göçer gibi yargılanmasını istiyordu.