Barış Pehlivan: Erdoğan'ın başbakan olmadan önce Yahudi örgütlerinden ADL'yle ilişkilerine girmiyorum bile

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“Kravatlı ve çağdaş görünümlü Erdoğan’ı, Erbakan’a tercih ederim.” 
İsrail Dışişleri Bakanı Katz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan, İBB Başkanı İmamoğlu’nu destekleyen açıklamasını görünce bu söz aklıma geldi. Söyleyen eski ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz’di. 

Görmüşsünüzdür; Ekrem İmamoğlu “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bayrağına ve cumhurbaşkanına hakaret eden bu açıklamanızı size aynen iade ediyorum” dese de AKP’liler tarafından “İsrail’in adayı” diye yaftalandı. Oysa İmamoğlu’na bunu diyenler sakladıkları sandıktan fotoğraf albümlerini çıkarsalar neleri hatırlayacaklar.

Nasuhi Güngör’ü duymuşsunuzdur. AKP döneminde TRT Haber Dairesi başkanı olarak da görev yapmış, iktidara yakınlığı sır olmayan bir gazeteci. Maalesef Güngör’ün de unutmak istediği bir kitabı var: “Yenilikçi Hareket” 

Şu an piyasada olmayan kitap, AKP’nin Milli Görüş içinden doğuşunu ve Erdoğan’ın nasıl lider olduğunu adım adım tanıklarıyla anlatıyor. 

Sayfalarını çeviriyorum ve “Keşfedilen Tayyip Erdoğan” başlıklı bölüme geliyorum. Şöyle yazıyor Güngör:

“Tayyip Erdoğan hiç kuşkusuz başarılı bir İstanbul il başkanı ve ardından büyükşehir belediye başkanıydı. Ancak Erdoğan’ın ne zaman keşfedildiğine ilişkin hayli ilginç bir iddia vardı. Erdoğan daha RP Beyoğlu ilçe başkanı iken dönemin ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz’le tanıştırılmıştı. Kasımpaşa’daki bir vakıfta düzenlenen tanışma toplantısında, Erdoğan’ın yanında bir RP İstanbul il yöneticisi de bulunuyordu.” 

Nasuhi Güngör, Abramowitz-Erdoğan görüşmelerinin sürekli devam ettiğini hatırlattıktan sonra, İBB’deki görüşmeye özel bir vurgu yapıyordu

Peki, ne önemi vardı Abramowitz’in? Ben yazmayayım, Nasuhi Güngör’ün kitabından okuyalım:  

“Evet, eski Ankara Büyükelçisi, Carnegie Endowment başkanı ve sık sık ‘Mossad ajanı’ olmakla suçlanan, ‘ırk bilinci yüksek’ bir Amerikan Yahudisi. 

Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olmadan önce Yahudi Komitesi’nin davetlisi olarak ABD’ye gitmesini, Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü yetkilileriyle görüşmelerini, dünyanın en etkin Yahudi örgütlerinden ADL ile ilişkilerine girmiyorum bile. 

Demem o ki… 

Tarihi doğru yazalım. İmamoğlu İsrail’in kendisine destek vermesinden rahatsızlığını açıkça dile getirdi. Lakin, Erdoğan İBB başkanı iken benzer desteklere koşar adım el uzatmıştı.

Barış Pehlivan’ın yazısı