Barış Avşar: Öğrencinin boğazından geçecek ekmekte de okula gideceği serviste de 'tasarruf' var!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Nihayet 8 Eylül’de tam kapasite ile başladı eğitim. Sıralar doldu, öğretmenler ders anlatmaya başladı. Ancak görüldü ki: Öğrencilerin karnını doyuramama sorunu tam gaz devam ediyor! ‘Taşımalı eğitim’ denilen zaten sorunlu sistemden ‘yatılı okul’ düzenine dönüşle yepyeni sorunlar ortaya çıktı. Ki yine zaten, okul terk etme oranları hiç az değildi. Her durumun nedeni de ‘tasarruf’. ‘Tasarruf’ çünkü ‘tasarruf tedbirleri’ uyguluyor devlet malum ekonomik durumlar nedeniyle. Öğrencinin boğazından geçecek ekmekte de okula gideceği serviste de ‘tasarruf’ var!

Bugün cumartesi işte, okulların kapanmasının üzerinden geçen 3 aya, okullar açıkken geçen 3 hafta daha eklendi. Ve çöplerin atılamadığı sınıfları, yerlerin temizlenemediği okul koridorlarını, kendi işlerinin yanı sıra temizlik yapan öğrencileri, öğretmenleri, velileri konuşuyoruz. Neden peki? Çünkü haziran ayında okullar kapandığında kadrolu görevlilerle birlikte temizlik ve bakım işlerinde çalışmak üzere İş-Kur üzerinden işe alınanlara asgari ücret ödenirken bu yıl ‘yevmiye’ düzenine geçilmiş. Günlük 566 lira! Yani geçen eğitim yılında okulda bu işlerde çalışarak evine 17 bin lira götürebilen bir kişi bu yıl aynı işi her gün yapsa 12 bin lira kazanacak. Ancak bu da çok gerçekçi değil.

Zaman zaman haber olur ‘çöp ev’ler. Yaşlılıktan, hastalıktan, akıl sağlığı sorunlarından, yoksulluktan, genellikle de hepsinden birden muzdarip insanların dramları kendilerinden kaynaklı gibi sunulur. Oysa gayet de toplumsaldır… Kendisi de bunu böyle görmez ama garibim, çöp dağlarının taştığı evini izaha uğraşır “tedavi altına alınmadan” önce: “Onlar bana annemden hatıraydı. Yıllardır biriktirdim…” “Benim evim temizdi…” “Ailevi problemlerim vardı…” “12 saat çalışıyorum, zamansızlıktan oldu…” Belediye görevlileri evi boşaltır, garip de bir hastaneye yatırılır, konu kapanır. ‘Çöp okul’ peki? O konu nasıl kapanır?

Barış Avşar’ın yazısı