MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürtlerin Amedspor’a desteğinde Kürt kimliğinin ve aidiyetin öne çıktığına işaret eden araştırmaya tepki gösterdi: “Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir.”

Geçtiğimiz günlerde Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ve Rawest Araştırma ‘Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması’nı yayınlandı. Araştırma sonuçlarında Amedspor’a olumlu tutumun temelinde sportif başarıdan çok kimlik ve aidiyet unsurlarının öne çıktığı vurgulandı.
Çalışmaya göre kulübe olumlu yaklaşanların yüzde 55’i ‘Kürt kimliğini temsil etmesini’, yüzde 54’ü ‘Kürt takımı olmasını’, yüzde 29’uysa ‘Kürtçe paylaşımlar yapmasını’ gerekçe gösteriyor.
Spor kisvesiyle terörsüz Türkiye hedefini zehirlemeye kimsenin hakkı yok
MHP lideri, hem bu araştırmanın hem de dini inancın azaldığına işaret eden başka bir araştırmanın sonuçlarına tepki gösterdi. Bahçeli, açıklamasında ayrıca araştırmalar için bir ‘yasal düzenleme’ çağrısı da yaptı. Özetle şunları söyledi:
* Araştırma, Amedspor taraftarı, futbol ile kimlik arasındaki çizginin nasıl yoğunlaştırdığını iddia etmekte, bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır.
* Yine, güvenirliği sıfırlamış, ahlaken iflas etmiş bir araştırma ve danışmanlık şirketince kamuoyuna servis edilen bir başka ankette Türk milletinin Allah’a, Meleklere, Kur’an-ı Kerim’e, Peygamberimize, Kadere, Öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine olan inancı sözde araştırılmış ve olumsuz sonuçlar ortaya konulmuştur.
* Emek emek, ilmek ilmek örülen, milli birlik ve dayanışmanın, toplumsal bütünleşmenin güçlendiği böylesi bir ortamda çeşitli araştırma adı altında Türk milletinin milli ve manevi dinamikleriyle oynanmak, hayırlı gelişmeler sabote edilmek istenmektedir.
* Spor; kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır.
* Amedspor da dâhil olmak üzere tüm spor kulüplerinin, sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi ve toplumsal gerilimleri artırabilecek tutum ve söylemlerden uzak durması önem taşımaktadır.
* Spor kisvesiyle terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur. Haddi de olmamalıdır.
* Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir. Spora emek veren insanlara da büyük bir bühtandır. Siyasi görüşü etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir. Amed Sporun Süper lige yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır.
‘Bu girişimler terörsüz Türkiye’yi sabote planıdır’
* Amed Spor’u kirli projelerine alet etmek isteyenlerin olduğu anlaşılmaktadır ve bu provokasyona karşı en başta kulüp yetkililerinin ve Diyarbakır halkının tepki göstermesi gerekmektedir. Bu girişimler terörsüz Türkiye’yi sabote planıdır. Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimidir.
* Türk milletini ise köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır. İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir.
* Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha önce gündeme getirdiğimiz üzere, kamuoyu araştırması adı altında bilimsellikten ve gerçeklikten uzak, toplumu yönlendirmeye dönük olarak servis edilen çalışmaların önüne geçmek, bilimsel ve hukuki temelde bunları değerlendirecek ve denetleyecek, uygulamada doğru standartların belirlendiği bir yasal düzenleme yapılmasını öngörüyoruz.
* Bu çerçevede kamuoyu araştırma kuruluşlarının ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesini, yönlendirme veya etkileme maksadıyla yalan yanlış, yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırımlar getirilmesini gerekli görüyoruz.