Bağış Erten: 'Kulübe yakın kaynaklar' gibi klişeler artık sökmüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Sezonun en büyük becerisi oyuncu almak değil de kaybetmemek gibi duruyor. Parlayan kim varsa talibi çıkıyor. Yetmiyor, maaşların ödenmez yükü yüzünden elden çıkarmaya çalışılanlar var. Bir sezon öncesinin fiyakalı isimleri artık transfer listesine konuyor. Çünkü finansal fairplay kuralları öyle bir bastırıyor ki, ihtiyaç listesi kadar, eldekinin hesabı da önem taşıyor. Bu yüzden, eldeki yıldız oyuncuları takımda tutabilmek artık transfer döneminin en önemli meziyetlerinden.

Bir de bunların üstüne bilginin akıl almaz hızını düşünün. Sosyal medyanın gücünü düşünün. Kimin elinde kim var? Transfer ne kadar mümkün? Hangi futbolcu kimle görüşüyor? Bütün bunların bilinmesi için birkaç saat internet gezginliği yetiyor. Üstelik artık herkes kendi adıyla veriyor haberi. Yani yalansa bile kimin söylediğini görüyoruz. Öyle ‘öğrenildi’, ‘kulübe yakın kaynaklar’, ‘duyumlar’ gibi klişeler sökmüyor. Hal böyle olunca o havalı başlıklar, o pembe yalanlar artık ofsayta düşüyor. Bakmayın gazetelerin ya da web sitelerinin gazlarına. Transfer dedikodusu, (yeni argosuyla) transfer goygoyunun artık sonuna geliyoruz.
Herkesin her şeyi herkesten önce öğrendiği bir zamanda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Her işte bir hayır var dedikleri bu olsa gerek.

Bağış Erten’in yazısı