Örneğin… Kılıçdaroğlu 28 Mayıs’ta seçimi kazansaydı Özel nerede duracaktı? Kazanılmış bir seçim ve onun da içinde olacağı bir yönetimde, “neoliberal” politikalar konusunda ne yapacaktı? Bu nedenle de Özel’in ısrarla vurguladığı “kadro hareketi”nin yol haritasını net bir şekilde ortaya koyması gerekiyor. Bu arada 21 Nisan 2022’de “Türkiye Raporu”nun yayımladığı “Partiler Sağ-Sol Ekseninin Neresinde?” başlıklı çalışmayı hatırladım.
Çünkü… Raporda şu tespitler vardı: “… Toplumun partileri sağ-sol ekseninde konumlandırmalarında ittifakların önemli rol oynadığı söylenebilir. Toplumun önemli bir kesimi Cumhur İttifakı’na dahil olmayan muhalif partileri ‘sol’ parti olarak görüyor. Kökenleri Erbakan’ın Milli Görüş siyasi hareketine dayanan Saadet Partisi’ni sol parti olarak görenlerin oranının yüzde 19 olması bunun bir göstergesi. Aynı şekilde muhalefet tarafındaki DEVA ve Gelecek partilerinde de bu oran yüzde 24. Bu eğilimin özellikle 18-24 yaş aralığında arttığının altını çizmek gerek. Bu yaş aralığındaki katılımcıların yüzde 44 ile çoğunluğu İYİ Parti’yi sol parti olarak gördüğünü belirtti. Peki seçmenler, kendi partilerini sağ-sol ekseninin neresinde görüyorlar? CHP seçmeni ise CHP’yi çoğunlukla sol parti olarak görüyor. Buna karşın, CHP’yi sol ve merkez sol olarak görenlerin arasında çok az bir fark var.”
Özgür Özel eğer kurultaydan başarıya çıkarsa ‘sol’ tanımını yaparken sadece ‘Erdoğan karşıtlığı’ üzerinden değil ideolojik bir çıkış yolunu da ortaya koyması gerekiyor. Kılıçdaroğlu için böyle bir çıkışa ihtiyaç yok çünkü o ’16’lı masa bile kuracağını’ söylemişti.