Ayşenur Arslan: İnsanlar 'subjektif ajanlıkla' suçlanırdı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Geçmişten hatırlayanlar olacaktır; maalesef kimi sol gruplara da sirayet eden bir suçlama vardı. İnsanlar “subjektif ajanlıkla” suçlanırdı. Yani “tamam, filan grubun ya da devletin ajanı değilsin belki. Ama yaptıklarınla onların amacına hizmet ediyorsun.”

Şimdi bu hastalıklı kriteri “ETKİ AJANLIĞI” adı altında getirmeye çalışıyorlar. Hem de son derece muğlak, her yere çekilebilecek ifadelerle.

Önümüzdeki günlerde daha çok konuşacağız, ama şimdilik perdeyi deneyimli hukukçu sevgili Celal Ülgen ile açacağım. İşte gönderdiğim taslak notlarına ilk yorumu:
“Siyasi İktidar bir yandan yumuşama politikası izlerken diğer yandan bir yasa tasarısı içinde TCK 339. maddeden sonra gelen maddeye “etki ajanlığı” niteliğinde bazı fiillere önemli cezalar getiriyor. Bu iki tavır birlikte doğru olamayacağına göre birinin elbette yanlış olması gerekir. Çok aramaya gerek yok. Yeni bir ceza yaptırımı getiren yeni tip casusluk kurumunun yanında olmak mümkün değil.”

Ayşenur Arslan’ın yazısı