Şiddet dediğimiz şey sadece fiziksel değildir. Kadınlar, duygusal, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalıyor. Buradaki mücadele topyekün şiddetin her türüne karşıdır.
Aile birliği içerisinde yaşanıyor olması da hiçbir şeyi değiştirmez, şiddeti uygulayanı haklı çıkarmaz.
Kadın mücadelesi, son 10 yılda alanları inatla zapt etmiş, baskılara boyun eğmemiş, biber gazı, coplar ve gözaltı tehlikesine rağmen her 8 Mart’ta alanları doldurmuştur.
Bu kitlesel eylemi, aradaki bazı pankartlar, söylemler ve gruplar üzerinden eleştirmek yerine, her sene bu kitleselliğe ulaşabilen bir muhalefet unsuru olarak, herkes feyz almalı, kendine düşen dersi çıkarmalıdır.