Haberler geçiyor: Holdinglere büyük soruşturma, kara para operasyonu, gözaltı.
“Bize mi düştü savunmak, biz anlamayız o işlerden, para varsa bir kısmı karadır zaten” hissiyle geçip gidiyoruz. Vardır bir hikmeti bu olayların, biraz da onlar kaybetsin diliyoruz.
Dişlerimizi sıkarak dinlediğimiz isimlere uyuşturucu operasyonu haberi, hiç sevmezdik, sandığımızdan da ahlaksız çıkmaları hırsımızın sırtını sıvazlıyor. Daha da anlatın bize ne haysiyetsizlikler yaşanmış köpürüyoruz dinlemek için, sorun magazinleşiyormuş umurumuzda değil, kötülük daha kötüler elinde kötü duruma düşmüşse bundan biz üzülecek değiliz, diyoruz.
Bu mezbelede iyi insan kalmak zor elbet, masum değiliz artık hiçbirimiz lakin biz gerçekliğimizi kaybediyoruz. Kırmızı çizgilerimizin üzerinde tepinir duruma düşüyoruz.
Bu tutum, bizler ters kelepçeye alındığımızda neden olduğunu sorgulamadan “Mübah bunlara” diyenlerin yansımasına benziyor, aslına yarayan birer taklide dönüşüyoruz.
Bir ortak doğruda buluşmak gerek: Gerçek. Gerçek soruşturma, gerçek suçlu, gerçek azmettirici, gerçek amaç, gerçek hedef, gerçek adalet.
Zira kahrolmak için ölen çocuğun kimin olduğuna bakılmaz, çocuk çocuktur. Çocuklar ölüyor. Biz, o tek doğruyu bulamadığımız için birleşemiyoruz.
Gerçeği istiyoruz, gerçek.