AYM, 'Can güvenliğim yok' diyen sığınmacının sınır dışı edilmesini durdurdu

 

Anayasa Mahkemesi (AYM), iki sığınmacının ülkelerinde iç savaş olduğu ve can güvenlikleri bulunmadığı gerekçesiyle sınırdışı işlemini durdurmak için yaptığı başvuruyu kabul etti.

Fotoğraf: DHA
Fotoğraf: DHA

Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberine göre 1980 doğumlu Suriye vatandaşı H.S., 10 Aralık 2015’te Ankara Otogarı’nda sahte kimlikle yakalanarak, ‘terör örgütlerine katılacağı’ şüphesiyle gözaltına alındı ve hakkında sınırdışı edilmesi kararı verildi.

Bunun üzerine H.S., sınırdışı edilmesinin maddi ve manevi bütünlüğü bakımından tehdit oluşturacağı ve işkence göreceği gerekçesiyle AYM’ye tedbir talepli bireysel başvuruda bulundu.

AYM, ülkesindeki kaos, etnik ve siyasi durum ve Sünnilere yönelik mezhepsel baskılar nedeniyle Türkiye’ye sığındığını, illegal faaliyette bulunmadığını, ticaret için Hatay’a giderken yakalandığını belirten H.S.’nin başvurusunu kabul etti.

‘Sınır dışı halinde telafisi imkansız sonuçlar ortaya çıkabilir’

Tedbir kararı veren AYM, şu ifadeleri kullandı: “H.S.’nin Suriye vatandaşı olduğu, kişisel durumuyla ilgili iddialarını dile getirdiği, idare mahkemesinde açtığı iptal davasının halen derdest olduğu; ülkesindeki iç savaş ve istikrarsızlığın devam ettiği, dolayısıyla sınırdışı işleminin gerçekleştirilmesi halinde telafisi imkânsız sonuçların ortaya çıkabileceği anlaşılmaktadır. Başvurucunun ‘yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne’ yönelik ciddi tehlike bulunduğu anlaşıldığından tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.”

‘Maddi ve manevi bütünlük’ kararı

1972 doğumlu Rusya Federasyonu Kabardey-Balkar Özerk Cumhuriyeti vatandaşı Y.T. de Türkiye’ye gelmesi ve hakkında sınırdışı kararı verilmesinin ardından 31 Ekim’de AYM’ye başvurdu.

Kafkasya bölgesinde muhalif ve işgale direnen kesimin baskı altında olduğunu, Kabardey-Balkar bölgesinde Rusya Federasyonu tarafından sistematik asimile politikaları yürütüldüğünü, direnen halka işkence yapıldığını, sınırdışı edilirse muhalif olduğu için işkence göreceğini, işgale karşı direnenlerin ailelerine yardım ettiği gerekçesiyle infaz edilebileceğini belirten Y.T.’nin AYM’ye yaptığı tedbir başvurusu kabul edildi.

AYM’nin kararında “Açıklanan nedenlerle, içtüzüğün 73’üncü maddesi uyarınca başvurucunun ‘yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne’ yönelik ciddi tehlike bulunduğu anlaşıldığından tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir” dendi.

Bir karar reddedildi

22 Nisan 2015’te Türkiye’ye gelen 1989 doğumlu İran vatandaşı T.A. ise Hatay’da yakalanıp geri gönderme merkezine teslim edildi ve hakkında sınırdışı edilmesi kararı verildi. Bunun üzerine T.A.’nın işlemin iptali üzerine açtığı dava reddedilirken, AYM’ye tedbir talepli bireysel başvuruda bulundu.

T.A., etnik ve siyasi durumu ile Sünnilere yönelik mezhepsel baskılar nedeniyle Türkiye’ye sığındığını, illegal faaliyette bulunmadığını, sınırdışı edilmesi halinde İran’da baskı ve zulme maruz kalacağını öne belirtti ancak AYM talebin reddine karar verdi.