Adaptasyon yeteneği yüksek olan bir milletiz. İklim değişimi karşısında göstereceğimiz uyum, gelecek on yıllarda ülkemizin dünyadaki konumunu belirleyecek.
Artık tarım ekonomisi, arz, talep, esneklikler ve örümcek ağı teoreminin ötesinde iklim kaynaklı krizleri yönetme becerinizle şekilleniyor. Evet, Akdeniz ülkeleri, iklim değişiminden en çok etkilenen ülkeler ve biz de bunlardan biriyiz.
Avrupa Birliği’nin (AB) hazırladığı raporları detaylı incelemeye çalışırım hep. Avrupa Parlamentosu’nun ‘İklim Değişikliğinin Avrupa Birliği Gıda Güvencesine Etkileri’ başlıklı araştırması, sonuçları itibariyle AB kadar ülkemizi de yakından ilgilendiriyor.
İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeleri kapsayan Akdeniz bölgesinde kuraklığın üç katına çıkabileceği uyarısı yapılıyor. Raporda, iklim krizinin gıda enflasyonu üzerindeki etkisinin 2035 yılına kadar yüzde 50 daha fazla olabileceği yönünde. İklim değişimi şimdiden 12 milyon kişiyi gıda güvencesizliğine sürükledi.
Asıl korkutucu olan, son 10 yıldaki ürün kayıplarının, tahminlerin yüzde 30 üzerinde gerçekleşmiş olması. Raporun öngörülerinin çok daha önce gerçekleşebileceği varsayımına göre hareket etmek gerekiyor.