Milliyetçiliği Türk olmayanların canını alanlara alkış tutmak, Müslümanlığı IŞİD vahşetiyle özdeş olarak kavrayan ve bunu ilan etmekten ne çekinen, ne ürken yüz binlerin yaşadığı bir ülkedeyiz.
Kuşkusuz IŞİD’in onca cinayetinden sonra hâlâ IŞİD’i açık seçik, amasız fakatsız lanetleyemeyen siyaset bezirgânlarının bu “milli ve dini ayıp”ta payı var.
Ama bütün suçu ve sorumluluğu bu bezirgânlara yıkıp ötesine geçmeyen bir siyasal duruşun da değeri ve saygınlığı yok…
Bu bir yurttaşlık görevidir; bu bir uygarlık sınavıdır; bu bir insanlık ödevidir.
Hrant Dink cinayetinin ardından sel olup akan yüz binlerin bedel ödemeyi de göze alıp sesini yeniden ve mutlaka yükseltmesi gereken günlerdeyiz.
O evrensel sloganı hatırlayın: Susma, sustukça sıra sana gelecek…