Dr. Serdar Küni aynı zamanda işkenceye karşı kurulan Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) Cizre temsilcisi. Dolayısıyla duruşmada söylenen bu sözlere kayıtsız kalmadı, hemen sorumlular hakkında suç duyurusu yapılmasını talep etti. Ayrıca ikinci duruşmaya da Adli Tıp uzmanı Prof. Dr. Ümit Biçer davet edildi. Biçer, işkence gördüğünü söyleyen tanıklarla ilgili uzman görüşünü bildirdi, gözaltı muayenelerinin ortalama bir dakikada yapıldığını, böyle bir sürede kimsenin muayene edilemeyeceğini söyledi, işkence iddialarının araştırılmasını istedi.
Yani Dr. Serdar Küni, kendisiyle ilgili ifade verdiği söylenen tanıkların hakkını savundu. Ayrıca 12 yıldır Cizre’de hekimlik yaptığını, bu 12 yılda nitelikli, parasız sağlık hizmeti sunulması için mücadele yürüttüğünü, herkese eşit mesafede olduğunu, meslek etik kurallarını hiç çiğnemediğini, etnik, cins, politik duruş ve toplumsal olaylara bakmadan hastalarını tedavi ettiğini söyledi.
Mahkeme ise ne tanıkların gördüğü işkence ile ne Küni’nin doktorluk görevini yerine getirmesiyle ilgilendi, sadece iki duruşma sonunda 4 yıldan fazla hapis cezasına hükmetti.
Belki de bundan sonra doktorluk yapacak olan doktorlara gözdağı vermek istedi!