Levent Gültekin
Savaş taraftarlarına bir çift sorum var
İçeride toplumu korkuyla yönetmek, istediği her şeyi yapabilmek için OHAL’i fırsat gören bir iktidarın savaş kararını ülke lehine bir adım olarak görmek, iktidarın yanlışlarına ortak olmaktan başka bir şey değil.
İran'da neler oluyor? Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
Görünen o ki yoksulluktan, baskıdan, haksızlıklardan yani yaşam şartlarının kötülüğünden bunalan halk sokağa inmiş.
Bu onursuzluk hepimizin
Kenan Fidan gibilere onursuz diyenler esasında kendi onursuzluklarının, korkaklıklarının üstünü örtmeye çalışıyorlar.
Bir lokma, bir hırka, bir de Erdoğan
Bu yazı esasında bir Erdoğan yazısı değil. Baskıcı, dışlayıcı; kurumları, değerleri önemsemeyen, kendini ülkenin tek sigortası gören, kişisel yaklaşımını tek doğru sanan bir liderin ve onun temsil ettiği siyasi anlayışın ülkeye verdiği zararı anlatan bir yazı.
Kudüs meselesi ve Müslümanların içler acısı hali
Güçsüzlüğümüze sebep olan anlayışı görmezden gelip en havalı sözlerle Kudüs’e sahip çıkmak, İsrail’e meydan okumak, bağırmak, tehditler savurmak ikiyüzlülükten, yalancılıktan, sahtekarlıktan başka bir şey değil.
Utanç verici bu durumdan nasıl çıkacağız? Ne yapmalıyız?
Birinci önceliğin Erdoğan’dan veyahut iktidardan kurtulmak değil, ülkeyi bu yıkımdan kurtarmak olduğuna toplumu inandırmak ve her kesimden insanları buna ortak etmek gerek.
Zarrab meselesi kimin meselesi?
Hem ülkenin başına bela açtılar hem de bunun milli bir mesele olduğunu ve iktidarın yanında durmamızı söylüyorlar.
Türkiye'nin yeni bir Kurtuluş Savaşı'na ihtiyacı var, ama nasıl?
Aklı selimle, güçlü bir toplumsal bütünlükle, dünyada kurulacak sağlıklı ittifaklarla, içeride sağlanacak barışçıl bir ortamla tüm bunların üstesinden gelebiliriz.
Mağdur Atatürk
Herkesin birden Atatürk’ü coşkuyla anması sizi yanıltmasın. Çok sevdiğini söyleyen de karşı olduğunu söyleyen de aynı yangına benzin döktü. Atatürk’e ayıp edildi. Atatürk mağdur edildi.
Allah'ın iradesinden Erdoğan'ın iradesine
“Allah’tan başka kimseden korkmayız, ondan başka kimsenin önünde eğilmeyiz” deyip sonra da “Başarılıyım ama ne yapalım lider böyle istedi” diyerek içi kan ağladığı halde onun haksız, yanlış talebine boyun eğmek kula kul olmaktır. O lidere ilahlık makamı vermektir.
Türkiye Norveç olur mu?
Bize kader olarak dayatılan yaşam şartlarına "Hayır" deyin, reddedin, isyan edin... Bakın daha iyisi oluyor mu olmuyor mu? En iyisini istemezsek daha iyisine kavuşamayız.