Kemal Göktaş

2018: Adam kazandı, biz kaybettik

2018’de hukuk ve adalet kaybetti, keyfilik ve zorbalık kazandı. Barış kaybetti, savaş kazandı. Neşe, kaygısız bir hayat umudu kaybetti, kasvet ve umutsuzluk kazandı.

7'nci yılında Roboski katliamı: Yanıtlanabilmiş tek soru var

Devlet yazarın sorusuna ‘tatmin edici’ bir yanıt vermiş olacak ki yazarımız da durumdan memnun, bu bahiste başka soru sormuyor.

MİT raporlarında Maraş katliamı: Ülkü Ocağı'nda planlandı, polis de öldürdü

Dosyadaki gizli MİT belgelerine göre Maraş katliamı MHP Maraş il örgütünde ÜGD (Ülkücü Gençlik Derneği) ile yapılan toplantıda planlandı.

Demirtaş ve Gezi davaları: İktidar, en önemli dayanağının çöküşünü hazırlıyor

AKP, iktidarını kalıcılaştırmak ve rejim dönüşümünü tamamlayabilmek hukuku aracı kılarak toplumsal ve siyasal aktörlere 'operasyon' düzenlemeye devam ediyor. İktidarı bu yolda ısrarcı kılan ise istediği sonucu aldığını görmesi. Hukuk eliyle dizayn edilen ‘siyasetsizleştirme’ ve ‘hukuksuzlaştırma’dan istifade eden iktidar, bu yöntemi derinleştirerek uygulamaya devam ediyor.

Berbat bir senaryo: Tahir Elçi cinayeti

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, kapısı açık odasında oturuyordu. İki meslektaşının kapının önünden geçtiğini fark edince içeri çağırdı. Onlara heyecanla ertesi gün Dört Ayaklı Minare’de yapacakları basın açıklamasını anlatmaya başladı, açıklamaya katılmalarını istedi. Dört Ayaklı Minare’nin fotoğraflarını gösterdi ikna etmek için, “Dört Ayaklı Minare’nin topuklarına sıkmışlar. Bugün topuklarına kurşun sıkanlar yarın tamamına ne yapmazlar ki” dedi.

Huzur ve sükunu bozan adam: Cenk'in 'yiğitliği'

Hukuk doktoru Cenk Yiğiter’in hukuksuzlukla imtihanı burada bitmedi.

Bir çocuk, bir polis, iki video: Hangisine daha çok öfkelendiniz?

Bir büstün, bir çocuk tarafından tokatlanması ve hakaret edilmesi, gözaltındaki bir çocuğun tekmelenip onur kırıcı muameleye maruz kalmasından, üstelik bunun servis edilmesinden daha az tepki gördü.

Hoşbulduk

ütünüyle karamsarlık üreten bir tablo olduğu aşikâr. Karamsarlığı aşacak, azıcık da olsa umut verecek şeylerin azlığı da karanlığı koyultuyor. Böyle zamanlarda, hayatta en iyi bildiğimizi yapmaktan başka bir seçeneğimiz yok.